Sanki kendini bir hücreye kilitlemiş, anahtarını da suya atmıştı. Sanırım zamanında çok acılar çekmiş, bunları hiç kimseyle paylaşmamış hep içine atmıştı.
Yine de, onca hayat tecrübeme rağmen, bu dünyada hâlâ tecrübe edinmediğim bir şey olduğuna ve bu "şey"in diyebilirim ki, en önemli şey olduğuna inanıyorum.
Ve ben yaşlandığımı nasıl fark ettim biliyor musun? Sana anlatayım: Artık mutlu anlarımın olabildiğince tadını çıkarmaya, mutsuz anlarımı ise baskılamaya çalışıyorum. Gençlik zamanlarımda ise tam tersini yapıyordum. Bedbahtlığı kutsal emanet gibi göğsümde taşıyıp coşkulu sevinçlerimden pişmanlık duyardım.