Bugün Blue Ranch serisinin ikinci kitabıyla geldim. Kovboy romantizm, huysuz kadın karakter, iş yeri aşkı ve küçük kasaba hikâyelerini seviyorsanız tam sizlik bir kitap Güven Çizgisi. Serinin ilk kitabınıda severek okumuştum ama bu kitabı daha çok sevdim. Özellikle erkek karakterin anlayışlı olması, güler yüzü ve samimi davranışları çok iyiydi. Size kısaca kitaptan bahsedeyim.
Ryder ailesinin ortanca çocuğu Weston'un serinin ikinci kitabında aşk yolculuğuna tanık oluyoruz. Ada ve Wes barda ilk göz göze geldikleri andan itibaren aralarında müthiş bir çekim oluyor.
Gelecek vadeden iç mimar Ada Hart, Kaliforniya'daki kısa süren evliliğinden sonra harika bir teklif alır. Wyoming'deki en büyük çiftliklerden birinde yeni bir pansiyon tasarlayıp inşa edecektir. Tasarımcı olarak yetenekleriyle ilgili bazı özgüven sorunları yaşamasına rağmen Rebel Blue Çiftliği'nin sahibi olan Weston Ryder'ın yönettiği projeyi hiç görmeden kabul eder.
Küçük Meadowlark kasabasına varışından kısa bir süre sonra, projeye başlamadan önceki gece, Ada, salaş bir barda gizemli bir kovboyla beklenmedik bir öpüşme yaşar. Ertesi sabah Rebel Blue Çiftliğine vardığında, yeni patronu Weston ile öpüştüğü adamın aynı kişi olduğu ortaya çıkar. Başlangıçta onunla hiçbir ilgisi olmasını istemez, duvarlarını örer ve Wes'in tatlı, samimi tüm yaklaşımlarını engeller. Ancak proje üzerindeki çalışmalar devam ettikçe ve ikili tekrar tekrar bir araya geldikçe kalbi yumuşamaya başlar ve Ada, Wes'e karşı hissettiklerinin arkadaşlıktan çok daha derin olduğunu inkar edemez.
Ada'nın işleri ne kadar zorlaştırırsa zorlaştırsın Wes'in ona karşı hep anlayışlı davranır.
Kafa dağıtmalık, sizi yormayan, güzel bir kasabada geçen bu kitabı türü sevenlere tavsiye ederim.