Kitabı bir ergenin gözünden okuduğumuz o kadar belli ki her kelime ben ergenim diye bağırıyor. Sadece o değil diğer gençler de.
14 kişi metro istasyonunda küçücük bir yerde mahsur kaldı. Su yok, yemek yok vs. hala bir birbirlerine sulanıyorlar. Kalçalar güzel, öpmek istiyorum, metronun içine girdiniz ne yaptınız? Yani belkide öleceksiniz ama düşünmeniz gereken o kadar şey varken güncel konunuz birbirinize sululuk mu? Bir de duş almıyorsunu, diş fırçalamıyorsunuz, açlıktan ağzınız kokuyor yinede öpüşüyorsunuz.
Kitap ergence olsada ölümler mantıklı oluyor diyecektim ki nazar değdi sanırım saçmalamaya başladı.
Her şeye rağmen sonu üzdü.