Yalnızlık her gün yeni çehrelerle, yeni sızılarla kendini çoğaltıyor. Öyle ki, saf ve gerçek yalnızlığı bu dünyada ilk ben keşfetmişim gibi hissediyorum.
Ne tuhaf, insanlar ölüyor, bedenleri toprak altında çürüyor ama seni yaralayan zehirli sesleri ölümsüzlüğe erişip hayatın boyunca kalbinde ve kulağında kalıyor.
Birkaç acılı kadının bile ahı tutsa bu şehir yerle bir olur. Başlarına geleceklerden habersiz kendi cellatlarıyla mutlu fotoğraflar çektiren yaralı kadınların intizarı bu şehri kıyametten beter sarsar, diye geçti içimden.