"Her türlü baskı dönemini yaşamış ama gerçek olanı, doğru olanı sanatın kendine özgü kuralları içinde söylemekten bir an bile şaşmamış bir direnme anıtıdır Orhan Kemal. Edebiyatımızda bu yürekliliği sürdürmüş eşsiz bir yazı ustasıdır o." Erdal Öz Çizim: Ender Özkahraman
İstanbul üzerine
ressamın renk renk yaptığı gizemli bir tablosun sen, İstanbul, manayı da, maddeyi de, nuru da, zulmeti de ara hep onda bul kara sevdalı aşık olur senin sen gibi güzellerini gören her kul. Cemal Süreya aşk, Orhan Veli avarelik şiirleri yazar sende İstanbul Yahya Kemal', Namık Kemal'i, Nabi ve Nef'iyi hep orada bul. Güzellerin elif endamında bir uzun servidir, ey güzel İstanbul. dostlarla in, boğaziçine bebekte bir bardak çayla mutluluğu bul. gözüm kapalı bir yari bir de seni hayal ediyorum ey istanbul çınaraltında dostlarımla edebiyat üzerine sohbet ediyoruz İstanbul. boğaziçinle o kadar değerlisin, pahanı ölçemez ne ne para ne de pul. bir yiğit senin uğruna bir çağ açıp bir bir çağ kapatıyor ey İstanbul . erişilmez bir yar gibisin, sana kavuşmayı hayal eder bu divane kul. KK
Reklam
Eşini kanserden kaybeden Orhan Seyfi‘nin kansere yakalanan kızı, “Annem öldüğünde çok ağladın. Ben ölürsem ağlamayacağına söz ver” deyince Orhan Seyfi söz verir. Bir süre sonra kızını kaybeder ve şu dizeleri yazar: “Bir alev halinde düştün elime, hani ey gözyaşım akmayacaktın?”
Türk edebiyatında saf şiirin, sesin ve ahengin şairi Ahmet Muhip Dıranas... Edebiyatımızın bu zamansız ismini, vefatının 46. yılında saygıyla anıyoruz. “Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden...” Lisede Faruk Nafiz Çamlıbel ile Ahmet Hamdi Tanpınar'ın öğrencisi olan Dıranas; Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli, Sait Faik ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi dönemin genç şair ve yazarlarından oluşan o muazzam edebi çevre içinde yer aldı. Cahit Sıtkı gibi şiirde sese ve ahenge büyük önem verdi; aşk, yalnızlık, hüzün, ölüm ve doğa gibi temaları ele aldı. Hece ölçüsü sınırlarında kalarak gelenekte çağdaşlığı yakalayan şairin "Fahriye Abla" şiiri, adeta onun adıyla özdeşleşti. O, şiirlerinde biçim mükemmelliğine öyle büyük bir titizlikle yaklaşırdı ki; heceyi modern bir ruhla harmanlayıp adeta kelimelerle müzik yapardı. Biz onu hafızalarımıza kazınan "Fahriye Abla" ile, o lirik "Serenad"ı ile, zamanın geçişini felsefi bir derinlikle ele alan "Olvido"su ve ölümün beyaz sessizliğini fısıldayan "Kar" şiiriyle tanıdık, çok sevdik. Şiirlerinin yanı sıra tiyatro oyunları yazan, Küçük Prens’i dilimize ilk çevirenlerden biri olan Dıranas; vasiyeti üzerine doğduğu yer olan Sinop’un o sessiz köyünde uyuyor şimdi. Ama bıraktığı o tertemiz, o "saf" miras hâlâ içimizde bir yerlerde yankılanıyor. Popüler kültürün hızla tükettiği bu çağda, Edebi Akış’ta Türk edebiyatının bu zamansız değerlerini anmaya, onların sesine ses olmaya gururla devam ediyoruz. #AhmetMuhipDıranas #edebiyat #şiir #klasikler #edebiakış
Bir çocuğun dünyaya gelişine neden olduysan, Ölçmeye, tartmaya gerek yok ; Her şartta koruyacaksın !" Orhan Gülaçar
Gün olur, başıma kadar mavi; Gün olur başıma kadar güneş; Gün olur, deli gibi… Orhan Veli Kanık
Alıntı
Reklam
Reklam