Şöyle yan döndüm, popoma baktım. Ben spor salonuna gitsem, kendisi arkamdan bir saat sonra gelecek gibiydi. :))
Okurken bir o kadar güldüm, bazı yerler hayatımdan bir kesit gibiydi;) Bir çırpıda bitiriverdim yani ben beğendim!
Onlarınki mahalle aşkıydı, bilmeyen yoktu. Cemal ve Süreyya’nın hikâyesi, bizim alt sokaktaki Arma Pastanesi’nde, tezgâhta son kalan acıbadem kurabiyesini paylaştıkları gün başladı. Önce Cemal, biz centilmen adamız evelallah havalarında Süreyya’ya ikram etti kurabiyeyi. Süreyya ise, utangaç bir bakışla gözlerini yere indirerek kurabiyeyi tezgâhtan aldı ve tam ortadan ikiye böldü.
Kafa dağıtmalık çıtır bir kitap...