Aşk, Sokrates, hep sürecek bir iyiliği elinde tutmaktır ve ölümsüzlüğe ulaşma amacıyla doğurma isteğidir. Bedene ve ruha uygun bir biçimde dünyaya bir şey getirmek, işte aşkın istediği budur.
Aslında yurttaşlar, ölümden ancak bilgisi olmadiğı halde bilgiçlik taslayanlar; ölümü hiç bilmediği halde bilir gibi geçinenler korkar. Çünkü ölüm hakkında hiç kimsenin bilgisi yoktur. Halbuki ölüm insan için iyiliklerin en büyüğü de olabilir; ama ondan sanki onun en büyük felaket olduğu biliniyormuş gibi korkuluyor! Biz bu korkuda en utanç verici cehaleti, yani hiç bilmediği şeyi bildiğini sanma cehaletini nasıl göremeyiz?