ivan milinski

ivan milinski
@orkusuga
51020
Eytişim şöyle derdi: yaprak düşmeyecek, sonra düşecek; ama siz arada değişeceksiniz ve artık bu soruyu sormayacaksınız.
Sayfa 149
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“... çünkü seni bir an görmeyeyim, tek sözcük söylemem olanaksızdır artık: dilim durur, ve, derimin altına, birdenbire yaman bir ateş sızar: gözlerim bakmaz olur, kulaklarım uğuldar, bedenimden terler akar, tüm varlığımı bir titremedir alır; ottan daha yeşil olurum, ölecek gibi olurum, ölmeme ramak kalır.”
Sayfa 143
Yaşadığımız an yok. Sadece geçmiş ve gelecek var. Bunlar da, pratik açıdan ele almak gerekirse, dünyevi hayat bağlamında sıfır değerindedir ve kişiyle ancak geleceği süzüp geçmişi geride bırakmayı sağlayan isteği ve erdemi aracılığıyla bağlantı kurarlar.
Sayfa 320
“Öyle bir etrafıma bakındım. Ruhum insanoğlunun çektiği acılarla yaralıydı.”
Sayfa 317 - Petersburg’dan Moskova’ya yolculuk
İnsanoğlu bin yıldır mutluluğun peşinde, fakat mutlu değil. Neden? Çünkü beceremiyor, çünkü bunun yolunu bilmiyor -her iki sebep de geçerli- Bunların da ötesinde, çünkü dünyasal hayatlarımızda kesintisiz mutluluk yok, sadece gelecekte onu elde etme umudu var. Acı olmak zorunda, çünkü iyi ile kötü arasındaki savaşta ruh ancak acı çekilerek saflığına kavuşabilir.
Sayfa 308