Hiç bir şeye şaşırmamayı ve hiçbir şeyden etkilenmemeyi; asla aceleci, üşengeç, şaşkın, kederli, durup dururken sırıtan, ya da tam ter sine sinirlenen ya da etrafina kuşku dolu bakışlar atan birisi olmamayi öğrendim. Yardımseverliği, hoşgörülü olmayı ve dürüstlüğü; doğru yola yönelen birinden çok, doğru yoldan çıkarılamayan biri izlenimi vermeyi; günün birinde herhangi birinin, herhangi birine tepeden baktığımı düşünmemesini ve herhangi birinin de kendisini benden daha üstün sanmamasını sağlamayı; hoş vakit geçirmeyi belli bir sınır içerisin de tutmayı öğrendim.
Eseri edebi manada incelemek haddim değil ama şark insanı olarak AĞLADIM. Şiirlerini defalarca dinlediğim,okuduğum ve manasına aşık olduğum ADAM'IN hayatını okumaya çok geç kalmışım malesef, mekanın cennet olsun koca yürekli insan en kısa sürede kabrini evlatlarımla ziyaret edeceğim.
Yürek İşçisiHüseyin Cengiz · Destek Yayınları · 2020302 okunma
Sefo deresi'nin kıyısına geldiklerinde grubun en yaşlısı 81 yaşındakı Mêmê Özay, askerlere yalvarmaya başladı. Öldürülmemek için değil, müsaade etsinler de abdest alıp namaz kılsın diye. Teğmen, ihtiyarın isteğini yerine getirdi. Belindeki kasatura ile ellerini bağladıkları ipi keserek abdest almasına izin verdi. Bunun üzerine birkaç kişi daha izin istedi. Onların da ipleri çözülüp namaz kılmalarına izin verildi. Mêmê Amca namazını bitirip kalkıyordu ki yokuşun dibinden bir tavşan kalktı, sırtı alaçakır, karnı sütbeyaz garip bir dağ tavşanıydı. Yüz yüze geldiler. İnsanı tövbeye getire cek kadar masumdu. Tüm dualarını onun sırtına yükleyip köyüne götürmesi için yalvardı. Çocukları vardı gelecekten, her biri cihan parçası. Onlara selam söylemesini, gözlerinden öptüğünü iletmesini istedi. "Bir umudum kalmıştır o da çocuklarımdadır unutmasınlar" diyerek şaşkın tavşanı uğurladı.