Ömer Yılmaz ÖZCAN

Ömer Yılmaz ÖZCAN
Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.
Alacakaranlık yok artık bu dünyada Kopkoyu bir karanlığa çekiyor ülkemizi Suskunluklar, bekleyişler, korkular Çoğu kimse kaplumbağaları aklına bile getirmeden Kalın bir kabuk uyduruyor kendine; Gerektiğinde başını içeri çekebileceği... (Her şey yitebilir anlıyor musun Böyle bir karanlıkta; Nice dostluklar, aşklar, doğa...) Görülünce yüz çevrilen Bir adam oluruz sokakta (Sokakta olursak tabii) Tehlikeli bir tip. Çünkü zincirlerdir, parmaklıklardır Ölüm korkusudur kovalayan onları ...
Reklam
"Dil, din, ırk ayrımını kökten reddediyor ve ezenlere karşı ezilenlerin yanında kalmayı politik şiar ediniyordu. " Haddim olamaz elbette söylemek ama ne kadar istikametli görüş olduğunu şu iğrenç zamanda daha net gördük üstadım.
"Bizde ruh ölmez, ölürse ten ölür. Canlar ölesi değil"
Sayfa 48·Kitabı okudu
Buncasına kavga demezem Kızanlar idman eyler Hele sarılmasın dört bir yanımız Tamam cümle dağlar mevzi almıştır Ve yatmış pusuya patikalar Salavat getirir dağ dağ taburlar Narlı Bahçe üzre kanlı bir akşam Gelen elçi değil Azrail olsun Anam avradım olsun kaçarsam.
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne cellâdın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile. Dayan rüsva etme beni.