Alacakaranlık yok artık bu dünyada
Kopkoyu bir karanlığa çekiyor ülkemizi Suskunluklar, bekleyişler, korkular
Çoğu kimse kaplumbağaları aklına bile getirmeden
Kalın bir kabuk uyduruyor kendine;
Gerektiğinde başını içeri çekebileceği...
(Her şey yitebilir anlıyor musun
Böyle bir karanlıkta; Nice dostluklar, aşklar, doğa...)
Görülünce yüz çevrilen
Bir adam oluruz sokakta
(Sokakta olursak tabii)
Tehlikeli bir tip.
Çünkü zincirlerdir, parmaklıklardır
Ölüm korkusudur kovalayan onları ...
"Dil, din, ırk ayrımını kökten reddediyor ve ezenlere karşı ezilenlerin yanında kalmayı politik şiar ediniyordu. "
Haddim olamaz elbette söylemek ama ne kadar istikametli görüş olduğunu şu iğrenç zamanda daha net gördük üstadım.
Buncasına kavga demezem
Kızanlar idman eyler
Hele sarılmasın dört bir yanımız
Tamam cümle dağlar mevzi almıştır
Ve yatmış pusuya patikalar
Salavat getirir dağ dağ taburlar
Narlı Bahçe üzre kanlı bir akşam
Gelen elçi değil
Azrail olsun
Anam avradım olsun kaçarsam.
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.