Osman Karasu

Osman Karasu
@osman481
kendime notlar
"İnsanın çözümlemeci olarak yeteneği içinde kölelik ve düşmanlık gibi zıt tepkilerin her ikisinin birden ifade edildiği ve birbiriyle yakın ilişki içinde olduğu kadınlarla karşılaşabilmesi ilginç olur. Kocalarıyla tamamen ayrı düşmüş ama yine de kendilerini özgürleştirmek için yalnızca cılız bir çaba harcayabilen bu türden kadınlar vardır. Aşklarını başka bir adama yöneltmeye çabalar çabalamaz artık sevilmiyor olmasına karşın birincinin imgesi ket vurucu bir etkiyle ortaya çıkıverir. O zaman çözümleme bize bu kadınların ilk kocalarına bir kölelik halinde hâlâ yapıştıklarını ama artık sevecenlik duymadıklarını öğretir. Onlardan uzaklaşamamaktadırlar çünkü onlardan öçlerini almayı tamamlamamışlardır ve bildirilen olgularda öç alma itkilerini bilince bile ulaştıramamışlardır."
Sayfa 270·Kitabı okudu
Reklam
Crawley, ruhçözümlemesinin günümüz terimbiliminden pek az farklı bir dille, her bireyin diğerlerinden bir "kişisel yalıtılma tabusu"yla ayrıldığını ve tam da diğer yönlerden birbirine benzeyen insanlardaki küçük farkların onlar arasındaki yabancılık ve düşmanlık duygularına temel oluşturduğunu bildirir. Bu düşünceyi izlemek ve bu "küçük farklılıklar narsisizmi"nden, her insan ilişkisinde dostluk duygusuyla savaşan ve tüm insanların birbirini sevmesi gerektiği yolundaki buyruğu çiğneyen düşmanlığı üretmek çok çekici olurdu. Ruhçözümlemesi, iğdiş edilme karmaşasına ve kadınların ele alındığı görüş üzerinde onun etkisine dikkat çekerek, erkeklerin kadınları, çoğu kez onları küçümsemeyle karışan, narsisistik reddedişlerinin altında büyük ölçüde ne yattığını keşfetmiş olduğuna inanır.
Sayfa 260·Kitabı okudu
"Yetişkinin bilinçli düşüncesi annesini kusur bulunamaz ahlâksal saflıkta bir insan olarak kabul etmeyi ister ve annesinin bu yönüne kuşku düşüren bazı düşünceler kadar başkalarından geldiğinde bu denli saldırı olarak gördüğü ya da kendi aklından fışkırdığında bu denli eziyet verici olarak duyumsadığı pek az düşünce vardır. Bilinçte bir zıtlar çiftine ayrılmış olarak görülen şeyin sıklıkla bilinçdışında bir bütünlük olarak ortaya çıktığını uzun zaman önce keşfetmiş olduğumuzdan "anne" ile "fahişe" arasındaki bu keskin zıtlık ilişkisi, söz konusu iki yapının gelişim öyküsünü ve aralarındaki bilinçdışı ilişkiyi araştırmak için bize cesaret verir."
Sayfa 225·Kitabı okudu
Ebeveyn, kişilik
"Bir Bireyin büyürken anababasının otoritesinden kurtulması, gelişiminin akışının getirdiği, en sancılı olmasına karşın en gerekli sonuçlardan biridir. Bu kurtulmanın olması gerektiği temeldir ve normal bir duruma ulaşmış herkes tarafından bir ölçüde başarıldığı varsayılabilir. Aslında toplumun tüm ilerlemesi birbirini izleyen kuşaklar arasındaki zıtlığa dayanır. Öte yandan durumlarını belirgin bir biçimde bu görevdeki başarısızlıklarının belirlediği bir nevrotikler sınıfı vardır. Küçük bir çocuk için önceleri anababası tek otorite ve tüm inançların tek kaynağıdır. Bu erken yıllarda çocuğun en yoğun ve en önemli isteği anababasına (yani kendi cinsiyetinden anababasına) benzemek ve babası ve annesi gibi büyük olmaktır. Ama entelektüel büyüme arttıkça çocuk anababasının ait olduğu kategorileri yavaş yavaş keşfetmekten kendini alamaz. Başka anababaları tanır ve kendininkilerle kıyaslar ve böylece onlara yüklediği kıyaslanamaz ve biriciklik niteliğinden kuşkularına hakkını edinir. Çocuğun hayatında doyumsuzluk hissettiren küçük olaylar, anababasını eleştirmeye başlaması ve eleştirel tutumunu desteklemek için diğer anababaların bazı bakımlardan onlara yeğlenebileceği bilgisini kullanması için onu kışkırtır."
Sayfa 209·Kitabı okudu
Kişilik
"Bir kişinin "kişiliği" diye tanımladığımız şey önemli ölçüde cinsel uyartılar malzemesinden kurulur ve çocukluktan beri sabitlenmiş içgüdülerden, yüceltme aracılığıyla gerçekleştirilen yapılardan ve kullanılmaz olduğu fark edilmiş sapkın itkileri etkin biçimde denetim altında tutmak için kullanılan diğer yapılardan oluşur.* Buna uygun olarak çocukluğun çok çeşitli sapkın yatkınlığı tepki oluşumu yoluyla gelişimleri uyarıldığı takdirde pek çok erdemimizin kaynağı olarak görülebilir. *[1920’de eklenen dipnot:] : Bazı kişilik çizgileri olgusunda özel erotojen öğelerle bağlantının izi bile bulunabilir. Örneğin inatçılık, tutumluluk ve düzenlilik anal erotizmin sömürülmesinden doğar; oysa hırs güçlü bir idrar yolu erotizmi yatkınlığından.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Reklam