Osman Karasu

Osman Karasu
@osman481
kendime notlar
16 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Teklifsizlik Toplumu
"Tiyatro dışavurum alanıdır. Ama burada dışavurulan, ruhsal iç diinyanın görünümleri değil nesnel duygulardır. Bu nedenle de sergilenmez, temsil edilirler. Günümüz dünyası eylem ve duyguların temsil edildiği ve yorumlandığı bir tiyatro değil, mahremiyetlerin sergilendiği, satıldığı ve tüketildiği bir pazar dır. Tiyatro temsilin, pazarsa sergilemenin mekânıdır. Böylece de günümüzde teatral temsil yerini pornografik sergiye, tehşire bırakır."
Sayfa 53·Kitabı okudu
Osman Karasu
"Teklifsizlik şeffaflığın psikolojik formülüdür. 'Mahrem' duygu ve hissiyatlar ortaya konduğunda, ruh çıplaklaştığında ruhun şeffaflığına erişildiği düşünülür."
Reklam
Bilbil tu zanî gelo ez kî me? Tu tim serbest î lê ez girtî me. Bê lîs û hêlîn, bê ol û bê dîn Ez im Cegerxwîn, xortê Kurdî me.
Osman Karasu
Pir xweşe spas🔆
Jouissance
İnel: İngilizcedeki *lust* için haz, *enjoyment* için keyif terimini kullanıyoruz, *jouissance* için bir karşılık bulunmuyor. Žižek: Lacan’a göre *jouissance’ın* temel paradoksu hem kaçınılmaz hem de imkânsız oluşudur. Ona asla tam olarak ulaşılmaz, daima ıskalanır, fakat aynı zamanda ondan asla yakamızı kurtaramayız. Keyiften el etek çekmeye yönelik her çaba, el etek çekmekte bir keyif doğurur; arzunun önüne konulan her engel, engelle dair bir arzu doğurur. *Jouissance’ta* paradoksal bir haz, acıdan alınan haz söz konusudur. (HA 307) İnel: Renata Saleci’den alıntı yapıyorum: “Psikanaliz, insanların yararcı ilkeye göre hareket etmediklerini göstermiştir; insanlar her zaman hazlarını artırmaya ve acılarını azaltmaya çalışmamakta. İnsanlar ne yazık ki acıda tuhaf bir tatmin buluyorlar. Her zaman daha fazla mutluluk istediklerini iddia etmelerine rağmen, bilinçdışında bunun tam tersi geçerli gibi.” (MNKL 483) Žižek: Bilinçdışı, Lacan’a göre, yakıta ihtiyaç duyan bir *ağ’dır* ve bu yakıt *jouissance’*tır. (MNKL 52)
Sayfa 25·Kitabı okudu
Osman Karasu
İnel: Bu arada, acıdan alınan haz söz konusu olunca akla mazoşizm geliyor. Žižek: Haklısınız, *jouissance* gerçekten mazoşistçedir. Sapkınlığın nüvesi sadizm-mazoşizm çiftidir. Bu ikisi arasındaki fark utancın statüsüne ilişkindir: Sadistin hedefi, kurbanın sadece acı çekmesi değil, aynı zamanda utanç duymasıdır; kurbanı başına gelenlerden utanır hale getirmektir. Oysa mazoşizmde kurban utanç duymaz ve *jouissance’*ını açık açık sergiler.
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Turgut Özben gibi yaşayıp, Selim Işık gibi olmak isteyen, iç sesini olric ile seslendiren Türk Edebiyatı’nın en iyi isimlerinden Oğuz Atay’ın enfes ötesi eseri. İncelediğimizde hepimiz yaşamak zorunda yaşadığımız hayatlarla, olmak istediğimiz dünya arasına sıkışıp kalmıyor muyuz sık sık? Hepimizin tutunamadığı anlar olmuyor mu hayatın bir köşesinden, bir diğer köşesine.. Hepimiz maskeler takmış disconnectus erectuslar değil miyiz yer yer ? Allah Olric’lerimize zeval vermesin. Türk edebiyatının tartışmasız göz bebeği olan Tutunamayanlar mutlaka ama mutlaka kitaplığımızdaki yerini almalı ve okunmalı. Mutlaka...
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Büşra isimli okura yanıt verildi
Osman Karasu
Emre bey dm atar misiniz bir kitap soracagim size, ben mesaj atamiyorum yeni kurdugum icin uygulamayi