"Evet, aşk, bilim ve siyaset bir tür lütuf olabilir; yani bunlar kayıp idea'yı bedene iade edecek bir şey olabilir. Metanın ve sermayenin esiri olmuş, özne olabilecekken olamamış bireyde bu lütuf kırılmaya yol açabilir. Bu kırılma da özneyi yeniden onarabilir. Aynı zamanda, polis şiddetinin ve bitmek bilmeyen savaşların egemenliğinden başka bir şey olmayan her türlü şiddetin sonu ve "insan hakları" tepkisel miti değil, "yeni bir şiddet" de olacaktır; bu şiddet sayesinde oğullar, gerçek babaların sevinci adına, yaratmayı amaçladıkları yeni dünyayı olumlayacaklardır.**
**Hayır, sapkın bedenlerle feda edilmiş bedenler barbar polisle kuşatılmış diye, mükâfata layık bedenin boyun eğmiş yavanlığına da katlanacak değiliz. Oğulların bedeninin, Lacan'ın "meta hizmeti" diye adlandırdığı şeye, yani öznemin görevini yapmasını, yani Özne olarak var olmasını engelleyen hizmete adandığı doğru değildir. Felsefenin evrenselleştirdiği hakikatlerin yerel çabasının sonucu, lütuf, kırılma ve yeni şiddet olacaktır."