Osman Karasu

Osman Karasu
@osman481
kendime notlar
"Çağdaş kapitalizm simgesel otoritenin Bir'inin yerine, Baba'nın Adı'nın meşru ve dinsel otoritesinin yerine koymak istediği Bir'in yeni biçimini, yani tüketimci ve rekabetçi bireyciliğin Bir'ini kadınların üstlenmesini ister, kadınları buna sevkeder. Oğlan çocukları, dolayısıyla erkekler, bu bireyciliğin zayıf, ergen, havai, yasasız, hatta aşırı kriminal bir versiyonunu hayata geçirirler. Kız-kadın'dan rekabetçi ve tüketimci bu bireyciliğin sağlam, olgun, ciddi, yasal ve cezalandırıcı bir versiyonunu hayata geçirmesi talep edilir. Burjuva ve tahakkümcü bir feminizm bu nedenle vardır."
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam
" Geleneksel toplum tamamen farklıdır, çünkü bir inanç, dolayısıyla bir idea dayatır. Baskı oluşturan şey ideasız yaşama gereği değil, tek bir zorunlu ideanın olmasıdır, ki bu da genelde dinseldir. Geleneksel toplumun buyruğu, "Bu ideayla yaşa, başkasıyla değil!"dir. Çağdaş buyruk ise, tekrar etmeme izin verirseniz, "Ideasız yaşa!"dir. Bu nedenle, kırk yıldır ideolojilerin ölümünden söz ediliyor. "
Sayfa 76·Kitabı okudu
"Evet, aşk, bilim ve siyaset bir tür lütuf olabilir; yani bunlar kayıp idea'yı bedene iade edecek bir şey olabilir. Metanın ve sermayenin esiri olmuş, özne olabilecekken olamamış bireyde bu lütuf kırılmaya yol açabilir. Bu kırılma da özneyi yeniden onarabilir. Aynı zamanda, polis şiddetinin ve bitmek bilmeyen savaşların egemenliğinden başka bir şey olmayan her türlü şiddetin sonu ve "insan hakları" tepkisel miti değil, "yeni bir şiddet" de olacaktır; bu şiddet sayesinde oğullar, gerçek babaların sevinci adına, yaratmayı amaçladıkları yeni dünyayı olumlayacaklardır.** **Hayır, sapkın bedenlerle feda edilmiş bedenler barbar polisle kuşatılmış diye, mükâfata layık bedenin boyun eğmiş yavanlığına da katlanacak değiliz. Oğulların bedeninin, Lacan'ın "meta hizmeti" diye adlandırdığı şeye, yani öznemin görevini yapmasını, yani Özne olarak var olmasını engelleyen hizmete adandığı doğru değildir. Felsefenin evrenselleştirdiği hakikatlerin yerel çabasının sonucu, lütuf, kırılma ve yeni şiddet olacaktır."
Sayfa 65·Kitabı okudu
"Bununla birlikte, Rimbaud, ticaretten yana nihai tercihine ragmen, bir başka oğulluk vizyonunun, bir başka inisiyasyonun, bir diğer üçlüden – sapkınlık, şehitlik ve konformizm üçlüsünden – kaçan, farklı bir özneleştirilebilir bedenin mümkün olduğunu biliyordu. Daha önce sözünü ettiğim “Cin” şiirinden bundan söz eder. Bu metin, başka şeylerin yanısıra, yeni oğul bedeni figürünün olası kurtuluş ya da yükseliş izleniminin Rimbaud’nun zihninde kişkırtığı sevinci tarif eder.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Oğlan çocuklarının çağdaş yazgısına dair
"Feda edilen bedenin defterini diirmek için siyasal yaşama dönmek gerekir. Ticari temsil ve intihara eğilimli ergen ataleti yasasına karşı çıkarsız disiplinin sağlam ve kabul edilebilir bir figürünü önerebilecek tek şey siyasal yaşamdır. Devlet oğulların inisiyasyonunu üstlenecek simgesel imkânlara artık sahip olmadığından iktidardan vazgeçmesi gereken bir siyaset. Zaman aşımına uğramış simgelere geri dönüş şeklinde umutsuz bir ikâme olan dinin nüfuzuna karşı, örgütlü kolektif eylemin içinde, temel düşüncesini kendi içinde bulan ve duygusuzlaştırıcı olmayan bir disiplin önerilecektir. Aylaklardan oluşan çeteye karşı, keza boşuna ve melankolik şehitlik övgüsüne karşı örgütlü militanların coşkusunu, her yandan rastgele toplaşmış özneleri çıkaracağız. Kariyer bakımından kendini daha iyi gösterebilmek için bilgisini ve yeterliliğini kullanan mükâfata layık beden karşısında öznemi bulduğu çare, gerçek entelektüel yaratıcılığın karşılıksızlığı, bilimin ve sanatın karşılıksız sevinçleri, teknolojinin para eksenli dünyasına düşüncenin tabi olmamasıdır. Oğul, hem semptonu hem de faili olduğu bu koşullarda, günün birinde kendisinin de olacağı babaya doğru bir adım atabilir. Önceki bütün babalardan farklı bir baba olacaktır bu. Bence kesinlikle yeniden okumak gereken Rimbaud, farklı bir oğulluk yazgısının işin içinde olduğu bu aşk, siyaset ve sanat-bilim üçlemesinden bir şeyleri önceden görmüştü."
Sayfa 63·Kitabı okudu