Osman Karasu

Osman Karasu
@osman481
kendime notlar
Jouissance
İnel: İngilizcedeki *lust* için haz, *enjoyment* için keyif terimini kullanıyoruz, *jouissance* için bir karşılık bulunmuyor. Žižek: Lacan’a göre *jouissance’ın* temel paradoksu hem kaçınılmaz hem de imkânsız oluşudur. Ona asla tam olarak ulaşılmaz, daima ıskalanır, fakat aynı zamanda ondan asla yakamızı kurtaramayız. Keyiften el etek çekmeye yönelik her çaba, el etek çekmekte bir keyif doğurur; arzunun önüne konulan her engel, engelle dair bir arzu doğurur. *Jouissance’ta* paradoksal bir haz, acıdan alınan haz söz konusudur. (HA 307) İnel: Renata Saleci’den alıntı yapıyorum: “Psikanaliz, insanların yararcı ilkeye göre hareket etmediklerini göstermiştir; insanlar her zaman hazlarını artırmaya ve acılarını azaltmaya çalışmamakta. İnsanlar ne yazık ki acıda tuhaf bir tatmin buluyorlar. Her zaman daha fazla mutluluk istediklerini iddia etmelerine rağmen, bilinçdışında bunun tam tersi geçerli gibi.” (MNKL 483) Žižek: Bilinçdışı, Lacan’a göre, yakıta ihtiyaç duyan bir *ağ’dır* ve bu yakıt *jouissance’*tır. (MNKL 52)
Sayfa 25·Kitabı okudu
Reklam
Žižek: İnsan isimleri de, en nihayetinde o ele avuca gelmez şeye, yani bir şeyi o şey yapan *objet a*’ya karşılık gelir. Her isim, isim sahibinin temsile gelmeyen boyutunun temsilcisidir. Lacan, “seni seviyorum ama sende senden fazla olan öyle bir şey var ki esas onu seviyorum” dediğinde, işte o şey *objet a*’dır. Ve sevgilinin ismi de *objet a*’ya göndermede bulunur. Buna dair bir dizeniz yok mu? (HA 589) İnel: “Kalbim yanıyor ismini her kimden işitsem.”
Sayfa 21·Kitabı okudu
Talep-arzu-dürtü
Žižek: “Arzunun nesnesi daima eksiktir” dedik, yani arzu bir türlü arzuladığını elde edemez. Arzulanan şeye ulaşmada yaşanan başarısızlık başarıya çevrilebilir ama bunun bir şartı vardır: Hazzın kaynağının bu şeye ulaşmak olarak değil, ona ulaşmak için tekrar tekrar sarf edilen çabanın oluşturduğu tatmin olarak tanımlanması gerekir. Bu da bizi Freudcu dürtüye getirir. (HA 376) İnel: Yani, arzuda değil dürtüde tatmine bir şekilde ulaşmak mümkün. Žižek: Ancak dürtüde tatmine, nesneye ulaşmaya çalışırken yaşanan başarısızlıkla ulaşılır. Dürtü, hedefine ulaşmaktan değil onun etrafında dolaşmaktan, hedefine ulaşamayışını tekrar etmekten tatmin bulur. (HA 496, KTB 39)
Sayfa 14·Kitabı okudu
Ontogenetik-Filogenetik
Ozgelişimle soygelişimin ilişkisi de benzer türdendir. Özgelişim, soygelişim daha yeni deneyimler tarafından değiştirilmediği sürece, soygelişimin bir özeti sayılabilir. Soygelişimsel yatkınlık özgelişimsel sürecin gerisinde işlerken görülebilir. Ama yatkınlık nihai olarak türün daha eski deneyimlerinin bir çökeltisidir ve bireyin daha yeni deneyimleri bunun üzerine kazasal etmenlerin toplamı halinde eklenir.
Sayfa 36·Kitabı okudu

Osman Karasu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·90 syf.·
28 saatte okudu
·
2025 3. kitabı
Alain Badiou
7.6/10 · 282 okunma