Şaman Türkler ve Osmanlı’da Müzikle Tedavi, MüziğinSağlığımıza Etkisi.🎶
Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde yaşamış, Türkçenin farklı lehçelerini konuşan Türk kökenli topluluklar, çok eski dönemlerden beri müzikle iç içe bir yaşam sürmüşlerdir. Altay Dağları civarındaki kazılarda, en az 4000 yıllık olduğu bilinen mezarlardan ve kazı alanlarından flütler, çengler, kavallar ve çeşitli yaylı çalgılar çıkarılmıştır.
Bu İslam öncesi Türk toplulukları Gök Tanrı inancına sahiptir ve Şamanizm adı verilen bir inanç biçimini benimsemiştir. Kamlık dini de denilen bu inanç biçiminde dini liderlere “kam” adı verilir. Kamlar, insanların yeraltındaki, yeryüzündeki ve gökyüzündeki ruhlarla iletişim kurmasına aracılık eden kişilerdir. Başlıca görevleri hastalıkları iyileştirmek, şifa vermek, duaların kabul olmasını sağlamak ve insanların kendilerini iyi ve esen hissetmesine yardımcı olmaktır. Yani aslında, Şaman inancını benimsemiş pek çok kültürel toplulukta olduğu gibi Türklerde de kamlar, öncelikle bugünün doktorları gibi görev yapmışlardır. Temel fark ise, kamların hastalıkların insanlara dadanan kötü ruhlar yüzünden oluştuğuna inanmalarıdır. Bu nedenle ruhlarla bağlantı kurarak onlardan hasta ettikleri kişileri rahat bırakmasını isterler.
Kamların, hastalarını tedavi ederken kullandıkları yöntemlerden biri de müzikle tedavidir. Kam, özel olarak hazırladığı cüppesini giyer, kutsal kabul edilen davulunu alır ve onu çalarak kötü ruhları uzaklaştırmaya, iyi ruhlara da yakarmaya çalışır. Çoğu Türk topluluğunda kamlar, melodik ezgilerle ve çeşitli müzik aletlerini kullanarak da insanlara şifa vermeye çalışır.
Bugün Orta Asya’da hâlâ Gök Tanrı inancına sahip olan, Şamanist Türk toplulukları bulunmaktadır ve kamlar, aynı yöntemlerle hastaları tedaviye etmeye çalışır. Fakat Müslümanlığı