Özge

Özge

, bir kitap okudu
8/10
·96 syf.··
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 20:09
·
2025 63. kitabı
Engin Türkgeldi
8/10 · 674 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·96 syf.··
2025 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 21:35
Önemi yok, Agota’nın yazdığı öykülerini toplayan bir kitap. Tek sayfa öykü de var içerisinde, daha derinleştirilmiş, uzun öyküleri de. Farklı temalar işlemiş her birinde. Ancak benim dikkatimi çeken -belki de Okumaz Yazmaz biyografi kitabından sonra okuduğum için olabilir- öyküleri hayat hikayesiyle birebir uyuşuyor. Sanki yazar, yaşadığı ve tanık olduğu durumları bu kez günlük gibi değilde öyküleştirerek okuyucusuna sunmuş. Hatta kısa öykülerini, yeni dil öğrenen birinin karaladığı eskizlere benzettim. (Malum kendisi de Fransızcayı sonradan öğrendi.) Benzetmelerimden kaynaklı olacak ki öykülerini çok beğendim. Sanki yazarın hayatı hakkında söylenmeyenlerden daha fazlasını satır aralarında keşfettim. Hepsi derin öyküler olmadığı için 8 puan verdim. Ancak yazarı tanımak adına müthiş bir kitap olduğunu söylemeliyim.
Önemi YokAgota Kristof · Can Yayınları · 20231,554 okunma
5/10
·432 syf.··
2025 59. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 00:00
Uzun zamandır, övülen ve tavsiye edilen bir kitapta bu kadar hayal kırıklığıyla karşılaştığımı hatırlamıyorum. Ayrıca abartılı şekilde övülmesini de anlamıyorum. Kitaba fantastik dedikleri için başladım ancak kitabın fantastik öğelerle uzaktan yakından ilgisi yok! Fantastik olabilmesi için kendine ait bir dünyası olmalı ama yazar kitapta günümüz dünyasını anlatıyor. Sadece Yunan Mitolojisindeki Pan’ı kanlı canlı dahil ederek yeni bir kurgu oluşturmuş. Kitaba mitolojik kurgu desek daha doğru olur. Konusu, bir kralın ölmek istememesine karar vermesiyle, kendi krallığından kaçması ve ölümsüzlüğün peşine düşmesiyle başlıyor. Yolda karşılaştığı farklı karakterlerden bilgece felsefeler öğrenerek hayatına devam ederken, tanrı olmanın ne anlama geldiğini, zevke, sefaya düşkün Pan’dan öğreniyor. Mitolojik, tarihi kitaplar okumuyorsanız hikaye sizi sarabilir ancak okuyan benim gibiler için, hikaye bana Gılgamış eserinin çakması gibi geldi. O kadar çok ortak yönleri var ki kitapta, yazar sadece konuları yunan mitolojisi ve amerikan ironisiyle harmanlayarak okura sunmuş. Farklı zaman dilimlerinden karakterler ekleyerek parfüm hikayesine dönüştürmeye çalışmış ancak kitabın özü ölümsüzlüğü aramakla ilgili. Yazarın birikim sahibi olduğu, satır aralarına eklediği politik, dini, tarihi, kültürel ve bilimsel konulardan belli oluyor ancak o da yeterli gelmedi bana. Konuları ekleyebilmek için özünden o kadar farklılaştırmış ki, okurken zorlama hissettiriyor. Yaptığı ironi ve eleştirilerin sabit odağı yok. Örneğin dini eleştirirken, yine çoğu insan için din sayılan Budizm’i öve öve bitirememiş. Hele ki kadına biçilen rol, bakış açısı, hikayenin yıllarına göre hiç bir farklılık göstermiyor, okurken sıkıldım. Yazarla ilk tanışmam olduğu için farklı kitaplarına tekrar şans vermeyi
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma
8/10
·496 syf.··
2025 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 03:18
Deli İbram Divanı kitabıyla anlattığı İzmir - Urla bölge hikayesine, Kırmızı Buğday’da Manisa - Çanakkale - Aydın’ı da ekleyerek genişletmiş. Bilmeyenleriniz olabilir, kitabın adı Manisa yöresine ait kıymetli türkülerimizdendir. Akhisar’da tarla sahibi edilen eski osmanlı askeri, Medar beyi ile hikayemiz başlıyor. Osmanlı’nın son yılları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında geçen hikayemiz, her bir karakterin dahil olmasıyla daha da canlı, zengin hale geliyor. Yazar size bambaşka bir Ege portresi çiziyor. Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya ve diğerleri unutulmaz karakterler olmuş. Anadolu toprağının öyküleriyle, masallarıyla bezeli birbirinden kıymetli hikayelere sahip her bir karakterimiz. Yazar özellikle Birinci Dünya Savaşına kitaplarda çok dahil edilmeyen bir konuyu eklemiş. Çanakkale savaşındaki 27. ve 57. Alay’ın hikayesini… Savaşı herkes bilir ancak 27. ve 57. Alay’ın gözünden oradaki dehşeti, vatan aşkını, cephenin düşmemesi için verilen gayreti sadece o geceyi (25 Nisan 1915 gecesini) asker gözünden anlatabilmesi beni çok etkiledi. Hele isim vermeden Atamıza gönderme yaptığı bir sahne var ki, etkisi uzun süre devam etti. Keşke biraz daha dahil etseymiş dedim. Bazı yerlerde Atamızın düşüncelerini Teğmen Cemil üzerinden iletmiş yazar. Farklılık kazandırmak istemiş olabilir ya da bu vatanın hakiki evlatlarının her zaman Atamızla aynı düşünceyi paylaştığını göstermek istemişte olabilir. Yine de biraz daha dahil edilmesini isterdim. Ağalık, ırgatlık, aile, masal, doğa, düşman, dönem siyaseti ne isterseniz var kitapta. Sadece bir yerden sonra yazar biraz tekrara düşüp kitabın heyecanını düşürmüş. Yoksa her sayfası sizi derinden etkileyen muhteşem bir serüvendi. Deli İbram Divanı’ndan bir kaç karakteri de görüyoruz kitapta, bu
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025696 okunma