Fatma Aliye’den okuduğum ilk kitap oldu. Dönemin kadınlarını, toplumu aktarması ve yazarın bilgi birikimini çok beğendim.
Bedia adlı müziğe yetenekli kız çocuğunun, babası tarafından yetiştirilmesini ve hayat hikayesini okuyoruz. Hikayenin yer olarak Şam’da başlaması da farklılık katmış. Fatma Aliye dönemin feminist yazarları arasında görünse de, Udi kitabında feminizm’den çok ahlakçılığı ön planda bence. Toplumun ahlaki ve örf değerlerini keskin şekilde belirtmiş. Tabi bu değerler sadece kadınlar tarafından uygulanmaya zorlanıyor. Erkeklerin yaptıkları toplumda herkes tarafından bilinirken, hiç bir şekilde dillendirilmiyor.
19. yüzyılda kadınların hayatta varolabilmesi için babalarının oynadığı rolün önemini yazar çok güzel aktarmış. Dönemin musiki tercihlerinin de şehirlerarasında bile farklılıklar oluşturması kültürel çeşitliliğe güzel örnek oluşturmuş.
Kitabın kurgusu da okuduğum çoğu klasik Türk edebiyatından farklıydı. Fatma Aliye sanki romandaki Bedia karakterini gerçekte tanıyormuş gibi aktarmış, aralarındaki konuşmalar o kadar gerçekçi şekilde okura sunulmuş ki bir an Bedia’nın gerçekte yaşadığına ikna oldum.
Hoşuma gitmeyen tek şey hikayedeki karamsarlık, umutsuzluk oldu ancak dönemin şartları düşünülünce mantıklı geldi. Umarım diğer kitaplarını da okuma fırsatı bulabilirim.