" Bir kuyunun başında yalpalıyorum. Herkes bir tarafımdan tutmuş , beni oradan geri çekmeye uğraşıyor. Herkes ne yaşadıysam onu bana unutturma derdinde. Herkes aynı şeyi söylüyor.
- Unut artık. Düşünme. "
" Içimde bir boşluk sürekli olarak kendisini hissettiriyor. Lezzetli acısını hissetsem de onu neyle doldurulacağımı bilmiyorum. Varlığa , olaylara ,insanlara ,yıldızlarla dolu gökyüzüne ,ağaçlara , dağa , denize , toprağa bir garip bakan yanımla nasıl baş edeceğimi kestiremiyorum. Dilimin ucunda bir düğüm... Sanki biraz zorlasam dünyanın bütün dillerini konuşacağım. "
" Bundan neredeyse kırk yıl önce ,1977 yılı Şubat aynının ilk gününde sömestr tatili için eve döndüğümde memleketine dönen üniversite öğrencilerinin çoğunu saran duygu sarmıştı beni de : Baba evinin tazeliği. Bir farkla benimki babasını çoktan yitirmiş bir baba eviydi. "