Bulantı yakamı bırakmadı , yakın zamanda bırakacağını da sanmıyorum. Ama artık ona katlanmıyorum, bu geçici bir huysuzluk ya da bir hastalık değil: O benim.
İçinde bulunduğumuz hale , yani insanlık durumuna dayanmanız için, başkaları gibi sizin de sınırsız bir cesarete ihtiyacınız var . Biraz sonra ölme ihtimaliniz var , bunu biliyorsunuz ama yine de gülebiliyorsunuz. Nasıl, hayran olunacak bir davranış değil mi bu ? En önemsiz davranışınızda bile diyor sertçe, " sınırsız bir kahramanlık var."
Benim var olmaya hakkım yoktu. Rasgele ortaya çıkmıştım, bir taş , bir bitki,bir mikrop gibi varlığımı sürdürüyordum. Hayatım her bakımdan küçük mutluluklarla itiliyordu. Kimi zaman ne idiğü belirsiz işaretler gönderiyor,kimi zaman da sonuçsuz bir vızıltıdan başka bir şey duyulmuyordu.
Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız; onu koyacak bir eviniz olmalı. Benim gövdemden başka bir şeyim yok ; yapayalnız bir adam salt gövdesiyle anıları saklamaktan keyif alamaz. Anılar üzerinden geçip gider onun. Ama yakınmamalıyım: Sadece özgür olmayı istemiştim ben.