Gördüğüm bu yüzden hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri anlam taşıyor . Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi , bunu bile söyleyemem . Çirkin galiba çünkü böyle demişlerdi. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler atfedilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına yahut bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir cimri gibi acı çekiyor . Zevkleri konusunda da cimri olmalı . Bu yeknesak sıkıntıdan , şarkıyı keser kesmez başlayan bu homurdanmalardan sıyrılmaya, doğru dürüst bir acı çektikten sonra umutsuzluk içine gömülmeyi hiç istemez mi bu kadın ? Sanmam , elinden gelmez bu . Kördüğüm olmuş artık.
Nesnelerin insana dokunmaması gerekir çünkü onlar canlı değildir. Aralarında yaşar , onları kullanır , sonra yerlerine koyarız : Yararlıdırlar , işte o kadar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu . Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni.
Başıma bir şey geldi, artık kuşkum yok. Herhangi bir kesinlik ya da apaçıklık gibi değil , bir hastalık gibi belirdi bu. Sinsi sinsi , yavaş yavaş yerleşti ; biraz tuhaf ,biraz tedirgin hissettim kendimi , o kadar . Bir kez yerine yerleşince orada kıpırdamadan kaldı . Hiçbir şeyim olmadığına , evhamlandığıma inandırdım kendimi. Oysa şimdi dal budak salmaya başladı.