Muhtemelen “Çağımızın Serisi” sözü kitabın çok satanlarda olmasıyla ilgili bir yerlerde yazıyordu ve kitabı okudukça ben de bu düşünceye yöneldim çünkü Harry Potter’a da Percy Jackson’a da geç kaldım ve fan art’lara bakınca anladım ki Empyrean serisi benim çağımın serisi.
Oniks Fırtına’yı okuduktan ve önüme çıkan 4. kitap teorilerinden sonra geriye dönüp baktığımda önceki 2 kitaptan ana kısımlar dışında pek bir şey hatırlamadığımı fark ettim. Bunların ne olduğunu yazmayacağım ama seriyi başından tekrar okuma fikrine beni yönelten bu teorilerin çokluğu ve kanıtlarıyla beni ikna etmesi oldu. Ben de kendi teorilerimi üretmek için seriyi tekrar okumaya başladım.
Kitabı ilk okuduğumda altını çizecek pek bir şey bulmamıştım çünkü evren karmaşıktı, sürekli yeni bir terim ve karakter giriyordu (sonra bir bakmışım karakter ölmüştü), kurguya alışırken okuduğum izlediğim başka kurgulara benzetmeye başladım ama çağımın serisi olduğu için de bekledim bir süre çünkü o kadar da benzer olsa bu popülerliğe ulaşmazdı sonuçta.
İlk fark ettiğim Harry Potter benzerliği oldu: 4 farklı kanadı Hogwarts bölümlerine benzetmiştim ama bunu piyadeler, şifacılar, biniciler, aristokratlar ve sıradan halk olarak da ayırabiliriz; ilk dördü için Hufflepuff, Ravenclaw, Gryffindor ve Slytherin benzetmesi yapabilirim örneğin ama biniciler de kendi aralarında ayrıldığı (4 kanat - 4 Hogwarts evi) için pek uymuyor. HP’de her asa büyücüyü seçer durumu Harman’la benzeşiyor, her mühür gücünü de dahil edebiliriz. Violet’ın saçının rengi ve Harry’nin yara izi, dışarıda defedilmiş ama aslında edilememiş düşmanlar (Ölüm Yiyenler/Voldemort ve Veninler)…başka benzerlikler de gördüm ama şu an Demir Alev’in ortalarındayım ve pek de hatırlamıyorum, o yüzden geçeceğim.
Beni seriye bağlayan fantastik dünyası, çaba