Türk akademisyen, öykü ve roman yazarı, denemeci, eleştirmen ve çevirmen Tahsin Yücel'in 1975 yılında basılan bu kitabında 6 öyküsü yer alıyor. Sahafta hem uygun fiyata olduğunu hem de ilk basım olduğunu görünce merak edip aldım. Ancak bu hikayelerin, hem konularının işlenişi hem de dilinin alışılmışın dışında olması yönüyle beni biraz zorladığını itiraf etmeliyim.
Yazar, eserlerinde öz - arı Türkçe yeğlediği için yazdıklarını anlamak da ayrı bir birikim, çaba gerektiriyor, anladığım kadarıyla. Hikayelerde geçen uslamlama, dizge, belirtke, tecimsel, düşleme, benlem... gibi kelimelerin anlamı için sık sık sözlüklere başvurmam gerekti. Bununla birlikte hikayelerde yer alan kahramanlar için seçilmiş isimler de bana alışılmışın dışında geldi: Altındiş, Yusufa, Nurhaklı, Kâtiba, Beşira, Yarpızlı...
Hikayelerin anlatıcısı her şeyi bilen anlatıcı konumunda olsa da bazı hikayelere kendini de dahil etmiş. Bu altı hikayenin ortak öğesi ise Memedali karakteri. Her hikaye, diğerinden farklı olsa da Memedali'nin değişmeyen bir rolü var. Ölüsüyle, dirisiyle, acıları ve sevinçleriyle Ötegeçe kasabasının avucunun içi gibi bilen, hikayedeki diğer kahramanları iyi tanıyan, içinde bulundukları durumlar ile ilgili akıl yürütmesi yapan biri konumunda.
Hikayelerin içeriğine kısaca değinmek gerekirse;
• Dizge: Topal Durmuş'un cenazesiyle başlayan hikaye iki koca arasında serbest gidip gelebilen Altındiş'in, Yusuf'a ve Topal Durmuş ile olan garip ilişki ağını anlatıyor.
• Benlem: yaşanan tatsız bir hadiseden sonra bir türlü eskisi gibi olamayan İdris'in görme ve konuşma yeteneğini kaybederek çıldırmasını konu alıyor.
• Yürümek: Kâtiba'nın gençlik aşkı Zöhre bacı için yıllar sonra Ötegeçe'ye tekrar gelmesini, Zöhre bacıyla tekrar karşılaşabilmek için kendi evi ile onun evi arasındaki