Dönüşüm

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Dönüşüm
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
151 syf.
·6 günde·Puan vermedi
1975 yılında basılmış olan bu kitapta toplam 5 öykü bulunmakta. Dizge, Benlem, Giz, İkilem, Dönüşüm...

Bu öyküler daha sonra basılmış olan "Ben ve Öteki" adlı kitabında da yer almaktadır. Tabi o kitapta farklı öyküleri de var, ama ben bu eski baskıyı okudum ve hayran kaldım diyebilirim.

Tüm öykülerde baş karakter gibi görünen bir Memedali var,
Her öykü birbirinden farklı ama Memedali bir değişmez olarak sürekli Ötegeçe de yaşıyor ve her öykünün bir bileni, tanıyanı olarak karşınıza çıkıyor.

Genel olarak öykülerde bir cenaze ile başlıyor her şey, ölen kişilerin hayatı, gizemi ve başlarına gelenleri sonradan öğreniyorsunuz.
"Bu kişi öldü ama bakın daha öncesi var, neler neler oldu dinleyin" der gibi anlatıyor her şeyi anlatıcı...
Bu anlatıcı da zaman zaman Ötegeçe den biri gibi karşınıza çıkıyor, o da orada yaşayanlardan biri ama bir adı sanı yok.
Sanki sizde onlarla birlikte Ötegeçe de yaşıyor gibi hissediyorsunuz kendinizi.

Özellikle son öyküde, yani "dönüşüm" öyküsünde, anlatıcı ya da kahramanlarımız "dokuzuncu" dedikçe, senfoniyi açıp dinleyesi geliyor insanın. Öyle güzel betimlemeler var ki, anlatmak için bile Tahsin Yücel gibi usta olmak gerekiyor.

Kısacası, okuyun ama bu baskıyı bulamayacaksınız muhtemelen, o yüzden "Ben ve Öteki" kitabını alabilirsiniz, aynı öyküler orada da karşınıza çıkacak.

"dokuzuncu" demişken bende açıp senfoniyi dinleyeyim bari : ))
"Katiba iyice bunadı," diyorlardı. Katiba bunamamıştı kuşkusuz, ama bunalıyordu. Bir zamanlar, nerede olursa olsun, hep Zöhre Bacı'ya doğru yürümek bayağı içini serinletirdi, anlatılmaz bir mutluluk verirdi ona. Şimdi durum tümüyle değişmişti: görülmüşe, uzaktan uzağa yaşanmışa, değişmeze doğru yürümüyordu artık, yaşanmak, görülmek istenene, değişmiş olana doğru yürüyordu: o eski, o her zamanki, o sonsuz Zöhre Bacı'ya doğru yürümüyordu artık, Hacela' dan dul kalarak çatal kapılı evde yalnız oturan, yaşlı Zöhre Bacı'ya doğru yürüyordu. Hem de kesinlikle varmak istiyordu bu kez, varmak ve kalmak İstiyordu. Bu yüzden, yürürken de bunalıyordu. Son günlerde, yürüdüğü alan da çok daralmıştı: yalnızca Ötegeçe' de, daracık sokaklarda yürüyordu. Gene de çok az karşılaşıyordu Zöhre Bacı'yla. "Allahım! Büyük İnsanlar ne kadar az karşılaşıyorlar!" diyordu içinden, bunalıyordu.
şu yeryüzünde her memleketin kendi dili, her insanın kendi memleketi vardı, ama herkes bilirdi ki, tüm memleketlerin üstünde aynı güneş dolanıyordu;
Kişi tutsak edilip de yurdundan uzaklara sürüklendi mi beyin bitip tükenmek bilmeyen anı yüküyle, beden yıllardır alışılmış, şaşmaz devinileriyle dirense bile, el yurdu uykulara dek sızar, çirkin gerçekliğinin ağırlığını duyururdu; yastık, yatak, battaniye, iskemleler ve duvarlar, bedenin devinilerine sinsi sinsi yeni yönler verir, el yüzleri dost yüzlerin uzaklığını kesinlerdi, gerçek yurt düşe dönüşürdü böylece, ama bir de "Kalk bakalım, gidiyorsun!" dendi mi, isterse daha varılmamış olsun, yurt bütün görüntüleri, bütün yüzleri, bütün sesleri ve bütün kokularıyla yeniden ışıyıverirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dönüşüm
Baskı tarihi:
1975
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Abdullah
  • Önder ÖZSEVİM
  • Derya Akgul
  • Eylem U.K.

Kitap istatistikleri