Kadir Karakoç

Kadir Karakoç
@outsiders
Hayattaki yerini bulmaya çalışan kendi halinde birisi...
Sıradan olmak iyi midir kötü müdür?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz biter sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar acı ses olur, ses deli bir yağmur eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim, sokağı devriyeler basar bir de gülüşün eklenir
En korkuncu da bütün bunların sebebi benim, ama suçlusu değilim. Bütün facia da burada.
Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır.
Yaşlı Yahudi, yetişkin oğlunun yanına varır. “Evlat bir tavuğumuz çalınmış. Git o hırsızı bul ve cezasını ver!..” der. Oğlan baştan savma başını sallayarak. “Tamam baba. Hallederim.” diye cevap verir. İçinden: “Ulan yüzlerce tavuğumuz var. Bir tanesi çalınmış. İşim gücüm yok, tavuk hırsızı peşinde mi koşacağım.” diye hayıflanır. Birkaç gün sonra endişe ile babasının yanına varır. ”Baba, baba!.. Keçimiz ortalarda yok. Çalmışlar..!” der. Yaşlı Yahudi, “Tavuğu çalanı buldun mu oğlum? Cezasını verdin mi?” diye sorar.Oğlan ellerini iki yana açıp, "Ya sabır" der. Odadan çıkar. Ulan koca keçi gitti !.. İhtiyarın derdine bak!.. Bir kart tavuğun hesabını soruyor, der. Kendi kendine.Kısa bir süre sonra çiftliğin en verimli ineği de ortadan kaybolur. “İnek gitti baba !..” diye feryat eder çocuk. Baba, sakince sorar: “Tavuğu çalanı buldun mu ? Cezasını verdin mi?” Nihayet, çiftlikte ne var, ne yok hepsi çalınır. Buğday ambarı bomboş, ağıllar tenha kalır. Her seferinde dehşet ve telaş ile durumu babasına haber veren delikanlı hep aynı soru ile karşılaşır. “Kart tavuğu çalanı buldun mu? Cezasını verdin mi?” Günün birinde, delikanlı kan ter içinde babasının yattığı döşeğin başına gelir. Yaşlı ihtiyar çok ağır hastadır arık. Dünya üzerindeki vakti sayılıdır. “Baba” der, Delikanlı. “Kız kardeşim ortada yok!..” “Kaçırmışlar!..” Ölüm döşeğindeki ihtiyar anlaşılır, anlaşılmaz bir hırıltı ile sorar; “Tavuk hırsızını yakaladın mı? Cezasını verdin mi?” Tavuk çalınalı aradan yıllar geçmiştir. Geçen zaman içerisinde bu çiftçi aile ellerinde ne var ne yok kaybetmiştir. En sonunda canları ve namusları da ellerinden alınmıştır. Yaşlı ihtiyar, son nefesini vermeden önce son kez fısıldar. “Oğlum. Eğer sen kart tavuğu çalanı zamanında bulup, cezalandırsaydın. Başımıza bunlar
Suç ve Ceza