Doğrusunu isterseniz basit bir anlatımı vardı. Bir çocuğun anlayabileceği düzeyde yazıldığı için sayfaları çok hızlı geçtim. Ana mantık ise kendimizle dört anlaşma (iyi konuş, kişisel algılama, varsayımda bulunma, yapabildiğinin en iyisini yap) yapmamız, eski anlaşmaları bırakmamız ve yeniden doğmamızla ilgili. Hayatı yaşayabilmek için de ustalıklara (farkındalık, dönüş, niyet) sahip olmamız gerektiğini aktarıyor. Kurban, yargıç ve suçlu üçlemi ise bizim kendi iç dünyamızı betimliyor.
Yani diyor ki son Toltek’imiz Miguel, sana dikte edilen anlaşmaları boz. Bir çocuk saflığına bürün ama bu defa bilgelik olsun hamurunda. Önce farkındalık kazan, sonra bu dört anlaşmayla dönüşümü başlat ve artık “erdemvâri” niyetlerin olsun. İşte dünyanı böyle cennete çevirirsin.
Teoride iyi ve hoş ama pratikte söylediği şeyleri yapmak hem oldukça zor, hem de fazla bencilce geldi bana.