her şeyi kendim keşfedebiliyordum. kimsenin yol göstermesine ve hayal gücüne ihtiyacım yoktu. romanları, edebiyattaki bütün eserleri bir dolandırıcılık sektörünün parçaları olarak görmeye başlamıştım. fikir satmak, herkesin oturup düşündüğü takdirde erişebileceği kavramları şekillendirip, ambalajlayıp pazarlamak, herhangi bir sahtekarlıktan farksızdı benim için.