Kitap Mafalda adlı bir kızın stargart hastalığına yakalandığını öğrenmesiyle başlıyor. Mafalda bunun üzerine eskiden yapmayı çok sevdiği ama karanlık gelince yapamayacağını düşündüğü şeyleri listeler. Bunları karanlık gelmeden yapmalıdır. Bunun yanı sıra okulunda Estella adında çalışan biri vardır. Mafalda bu kişiyi çok sever çünkü okula geldiğinde hergün Mafalda'yı karşılar. Okula hergün geldiğinde şöyle bir alışkanlığı da vardır Mafalda'nın: okulunun bahçesindeki kiraz ağacını yapraklarından bulanık da olsa tanır, ona ne kadar uzaklıkta olduğunu adımlarıyla ölçer. Bu mesafe hergün daha da kısalır çünkü karanlık yaklaşıyordur. Neyse birgün Mafalda taşınacağını öğrenir buna çok üzülür çünkü bu eve alışmıştır ve karşılarındaki şimdi kiraz ağacında yaşayan büyükannesinin(Aslında ölmüş ama Mafalda bunun yerine ağaçta yaşadığını söylüyor) evini özleyeceğini düşünür. (camdan bile olsa artık büyükannesi orada yaşamasa da oraya seviyor) taşınmak istemediği için ama bunu engelleyemediği için şöyle bir çözüm bulur: artık o da büyükannesi gibi kiraz ağacında yaşayacaktır.
*bu kitap Mafalda'nın bağlılığını, mücadelesini, ağaç sevgisini, özgür ruhunu hissettirmişti bana. Ve benim için de anlamı büyük bu yüzden biraz uzun yaptım (her ne kadar bazı sevdiğim kısımları eklemesem de uzun olmuş) bu arada kitabın sonunda hem şaşırdım hem üzüldüm aslında hastalığa yakalanan yazarmış ve bunu bir arkadaşına yazdırmış çünkü*