Öykü

Öykü
@oykuli
19 Mayıs
34 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Annem bir matematik denklemi gibi: hep var ve olmadığını kanıtlamak imkânsız.
Reklam
Bir kere âşık oldum -aşk dedikleri şey bizi doğruca cennetin kapısına götüren, aynı anda o kapının sonsuza dek kapalı olduğunu gösteren zulümmüş meğer. Bizim oraya bir çocuk gelirdi vaktiyle. Yüzü içimde bir sevinç uyandırırdı. Onun geleceği günler sabah bir saat erken kalkıp saçımı tarardım. Normal olarak yalnızca Noel'de, Kurtarıcımız İsa uğruna yaptığım bir şeydi bu. Panayıra hazır bir boğa gibi süslenirdim. Bu çabalarım onun beni görmesini sağlamazdı, yüreğimin büzüldüğünü, bir bezelye tanesi kadar küçüldüğünü hissederdim. Ne zaman bana arkasını dönse elimi uzatır, ona bir an dokunmak isterdim, ama sırt kemikleri dokunulmayacak kadar keskindi. Yatağımın yanındaki çamura onun resmini çizdim, annemin tüm tavuklarına onun adını verdim.
Kadınları severim; onlardan çekinirim, uzak dururum ama saygım vardır. Bizden ne kadar çok nefret ettiklerini ya da bize ne kadar derinden acıdıklarını bilmezdim. Bizleri cebinde gereğinden fazla harçlık olan çocuklar olarak görüyorlar.
İnsanların benden korktuklarını biliyorum. Ya köpeklerimin havlamasından ya da boyumun hepsinden uzun olmasından çekiniyorlar. Çocukken bir keresinde babam beni kucağına almaya kalktı, iki bacağı birden kırıldı. O günden sonra bana hiç dokunmadı, köpekleri terbiye etmek için kullandığı kamçının ucuyla dürtüklerdi, o kadar. Ama annem (ki çok yaşamadı) rüzgârlı havada sokağa çıkamayacak kadar hafif, naif olmasına karşın, beni sırtına vurduğu gibi kilometrelerce taşırdı. Büyücülüğüyle ilgili birtakım dedikodular çıkmıştı ama, sevgiden daha güçlü ne olabilir?
Jordan küçükken kâğıttan kayıklar yapar, ırmakta yüzdürürdü. Bu yolla rüzgârın bir yelkeni nasıl etkilediğini öğrendi ama, aşkın bir yüreği nasıl etkilediğini öğrenemedi. Sonra eve, bana dönerdi, elinde kırılmış gemisinin parçaları, yüzünde gözyaşlarının izleriyle. Lambamızın başında oturur, elimizden gelen onarımı yapardık, ertesi gün her şey ilk günkü gibi yeniden başlardı. Oysa kalbini alıp gittiklerinde yanı başında oturacak kimsesi yoktu. Yapayalnızdı.
Reklam