yaşlı bir kadın böyle korkuyla sokakları adımlayan beni görse, usulca elini uzatsa ve kimseler görmeden evine alsa, yeni yaptığı reçeli yedirse, onu aramayan hayırsız çocuklarını anlatsa, akşama çorba kaynatsa, ertesi gün için birlikte taze fasulye ayıklasak, ben öyle seviyorum diye fasulyeyi zeytinyağlı yapsa. hayatım boyunca onun evinde yaşasam, kendi evime değil onun evine dönsem, onun evinin içinde dönsem, bana verdiği yatağın içinde dönsem, annemin karnında gibi dönsem. olmuyor. o kadın gelmiyor, o taze fasulye zeytinyağında ağır ağır pişmiyor. öğleden sonra dönmem gereken evime akşam dönüyorum, cırtlı bez cüzdanımda babamın cebinden yürüttüğüm banknotlar, evde etli taze fasulye...