Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu.
Mantıklı olanin doğru, mantıksız olanın yanlış olmasi gerekmiyordu.
İnsanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için, bazen bilincinin bildiğini dinledigi için derde giriyordu.