İzmarit Ve Boşluk
​Senin olduğun odalarda Nefesimi tutuyorum Ciğerlerime senin havan dolmasın diye. Eski bir şarkı başlasa, Kulaklarımı değil, kalbimi tıkıyorum; Sesin aradan sızmasın diye. ​Öyle bir korku ki bu; Yüzümü yıkarken bile yabancıyım ellerime. Sanki dokunsam, Seni hatırlayacak parmak uçlarım. Sırf seninle aynı yöne bakmamak için Güneşi bile sırtımda taşıyorum artık. ​Mutfaktaki masanın yerini değiştirdim, Bardakların yerini, Gülüşümün yerini... Sana değen ne varsa, Hepsini bir uçurumdan aşağı ittim. ​Şimdi bomboş bir evin ortasında, Hiç tanımadığım bir adam olarak oturuyorum. Korkum dindi mi? Hayır. Çünkü şimdi de Senin olmadığın bu koca boşlukta, Seni bulamamaktan kahroluyorum. Garp yeli
Şiir
Az insan çok huzur
Biz bizimle alakalı olmayan şeyleri, içgüdüsel olarak çok sahipleniyoruz. Gerek yok. Her şey de denge önemli. Kim nasıl geliyosa öyle gidilmeli yettiği kadar ne az ne çok..
Reklam
Duygusal zekası yüksek bir insan olmak, birinden asla tam anlamıyla nefret edemeyeceğiniz anlamına gelir, çünkü o kişinin neden öyle olduğunu anlarsınız.
Duygu ve Düşünce
İmtihan dünyası, lafını doğru bulmuyorum. Yüce Allah'ın sınav düzenlemeyi irade etmesi söz konusu olamaz. İnsan kendinden perdelenmiştir. Perde kalktığında herkes kendini, vasfını ve hakikatini bilecektir. Bana öyle geliyor ki, Alim olan Allah da, herkes için vasfına, özüne göre hazırlanmış bir ebediyet yurdunu kullarına hazırlamıştır. Zaten öyle de vaad ediyor. Başta da belirttiğim gibi, Allah, Alim olduğu için sınav düzenleme ihtiyacı duymaz. Zaten mutlak vücut sahibinin yanında, mukayyet vücudun lafı da olmaz. Örneğin şeytanın aslı ateş olduğu için, ateş de ateşi yakmaz ama bizleri yakar. Velhasıl, hepimiz, aslımıza döneceğiz. Bu dünya ise, Allah'ın ilminde kalmış olan o mukaddes renkleri tuval üzerinde açığa çıkartmak ve Allah'ın sanatını bir halife gibi taşımak ve yaşatmak içindir. Bunu idrak edemeyenler imtihan der, geçerler. Daha sığ bir ifadeyle, evet, elbette imtihan vardır. Cennet ve cehennem haktır ama ben, bakış açımızı daha derinlere çekmek istiyorum. Sorgulamakla küfre düşülmez. Bilhassa taklitten tahkike geçilir. Kenzi mahfii hadisi kutsisinden benim anladığım işte budur.
Din
Sonra birine bağlandım ve hep öyle kaldım...
kullandığı zaman kipinin değişmesi beni çok etkilemişti. Önceden geçmiş zaman kipini kullanırken bir anda şimdiki zaman kipine geçmişti. Üstelik bana öyle geldi ki, geçmişi hatırlarken kullandığımız biçimsel veya kurgusal bir şimdiki zamandan değil, şimdiki yaşantının gerçek şimdiki zamanından söz ediyordu. Karısını Şapka Sanan Adam -Oliver Sacks
Reklam
Reklam