Suya salıverdiği kâğıt kayığının batışına şaşan bir çocuk gibi, nem varsa dibe çöken, sürüklenip giden ya da dağılıp gözden kaybolan bir coşkun dere kenarında, hayretteyim.
Bilmem ki neden bu haşmetli cereyânın söz geçiremediği, elimden alıp kaçıramadığı bir sen varsın, ey gönül yarası!
Sayfa 56 - Kubbealtı Yayınları