Ozan Eşol

Ozan Eşol
@ozanesol1
Yazar Kapılar Hâlâ Açık romanının yazarı. Kurtbey çok yakında.
9 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Osho’nun Ego kitabı, insanın en büyük yanılgılarından biri olan “ben” algısını sorgulamaya cesaret eden bir eser. Kitap, egoyu kötü ya da yok edilmesi gereken bir düşman gibi anlatmıyor; aksine onun nasıl oluştuğunu, nasıl beslendiğini ve hayatımızı nasıl fark ettirmeden yönettiğini gösteriyor. Osho’ya göre ego, gerçek kimliğimiz değil; toplumun, ailenin, başarıların ve korkuların inşa ettiği sahte bir merkezdir. İnsan “bir şey olma” çabası içindeyken özünden uzaklaşır. İşte kitap tam olarak bu noktada tokat gibi bir farkındalık sunuyor: Çabaladıkça geriliyor, savundukça katılaşıyor, kıyasladıkça egomuzu büyütüyoruz. Kitap boyunca özellikle dikkat çeken şey, Osho’nun sade ama sarsıcı anlatımı. Karmaşık psikolojik terimler yerine, günlük hayattan örneklerle egonun nasıl işlediğini gösteriyor. Bazen bir başarıda, bazen bir kırgınlıkta, bazen de “haklı çıkma” isteğinde egonun izini görmek mümkün oluyor. Okurken en çok düşündüren tarafı şu oldu: Ego sadece kibir değil; mağduriyet de bir ego biçimi. “Ben neden?” sorusu da egonun bir yansıması. Bu bakış açısı, insanın kendine karşı daha dürüst olmasını sağlıyor. Kitap hızlı okunuyor ama etkisi yavaş sindiriliyor. Altı çizilecek çok cümle var. Ancak Osho’nun dili zaman zaman kesin ve iddialı; bu da bazı okuyucular için fazla radikal gelebilir. Yine de zihinsel kalıpları kırmak isteyenler için güçlü bir eser. Sonuç olarak Ego, kişisel gelişim kitabından çok bir farkındalık kitabı. Okuduktan sonra insan başkalarını değil, önce kendi içindeki “ben”i sorgulamaya başlıyor. Puanım: 8/10
EgoOsho · Omega Yayınları · 20201,213 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Kapılar Hâlâ Açık – Ozan Eşol Bu kitabı yazarken temel derdim bir hikâye anlatmaktan çok, insanın kendi içinde açık bıraktığı kapıları göstermekti. Hepimizin hayatında yüzleşmekten kaçtığı anılar, yarım kalmış cümleler ve kapanmamış defterler var. “Kapılar Hâlâ Açık” tam olarak bu eşikte duruyor. Roman; geçmişle hesaplaşma, içsel yalnızlık ve insanın kendinden kaçamayışı üzerine kurulu. Kapı metaforu, hem fiziksel bir geçişi hem de zihinsel bir eşiği temsil ediyor. Bazen bir odaya değil, bir hatıraya giriyoruz. Bazen bir mekândan değil, bir pişmanlıktan çıkmaya çalışıyoruz. Karakterin yaşadığı iç çatışmaların, okurun kendi hayatındaki sessiz köşelere dokunmasını istedim. Bu kitapta büyük olaylardan çok, insanın içindeki fırtınalar var. Bu satırları yazan kişi olarak elbette tarafsız olmam mümkün değil. Ancak şunu söyleyebilirim: Bu roman, gösterişli cümlelerden çok, dürüst duygularla yazıldı. — Ozan Eşol (Yazar)
Kapılar Hâlâ AçıkOzan Eşol · Doa Yayınları · 20264 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Şeytan Terapiste Gittiğinde, alışılmış kişisel gelişim ya da psikoloji kitaplarından çok farklı, yaratıcı ve düşündürücü bir eser. Kitapta “şeytan” metaforu üzerinden insanın iç dünyası, bastırılmış duyguları, suçlulukları ve zaafları oldukça çarpıcı bir şekilde ele alınıyor. Terapist–danışan diyalogları hem akıcı hem de yer yer insanı kendisiyle yüzleştiriyor. Hicran Tülüce, psikoloji bilgilerini didaktik olmadan, hikâye ve diyaloglar aracılığıyla sunmayı başarmış. Kitap boyunca “şeytan” aslında insanın iç sesi, karanlık yönü ve kaçtığı gerçekler olarak karşımıza çıkıyor. Bu da okurken sık sık “burada anlatılan biraz da ben miyim?” sorusunu sorduruyor. Bazı bölümler oldukça sade ve anlaşılırken, bazı yerlerde mesajların biraz fazla doğrudan verildiğini düşündüm. Ancak genel olarak kitap sürükleyici, kısa bölümleri sayesinde sıkmıyor ve özellikle psikolojiye ilgi duyanlar için keyifli bir okuma sunuyor. Kendini tanımak, iç çatışmalar üzerine düşünmek ve farklı bir anlatım tarzı denemek isteyenler için okunmaya değer bir kitap.
Şeytan Terapiste GittiğindeHicran Tülüce · Destek Yayınları · 2021214 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 1. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi, pişmanlıklarla dolu bir zihnin ihtimaller arasında sıkışmasını anlatıyor. Nora Seed’in hayatla bağını neredeyse tamamen kopardığı noktada açılan bu kütüphane, “ya şöyle olsaydı?” sorusunun somut hâli gibi. Her kitap, yaşanmamış bir hayat; her raf, başka bir ihtimal. Roman, okuru umutla umutsuzluk arasında ince bir çizgide gezdiriyor. Matt Haig, büyük felsefi soruları sade ve akıcı bir dille anlatmayı başarıyor. Mutluluk, başarı ve anlam kavramlarını sorgularken okuru yormuyor; tam tersine içten içe yakalıyor. Kitap boyunca verilen mesajlar didaktik değil, yaşanmışlık hissiyle ilerliyor. Bu da hikâyeyi daha gerçek ve etkileyici kılıyor. Gece Yarısı Kütüphanesi, hayatında “keşke”leri olan herkes için güçlü bir durak. Belki cevap vermiyor ama doğru soruları sorduruyor. Bazen bir kitabın yapması gereken tek şey de budur.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma