İnsan, kendiyle kilometrelerce uzak düştüğü modern hayata ne zaman ikna olmuş diye düşündük ya sonra. Ne zaman alışmış şehrin kafesine kapatılmaya. Pencereden bakıp da sadece başka pencereler görmeyi ne zaman kabullenmiş.
Çoğu zaman gözümüzün, algımızın, anlayışımızın, bildiğimiz boyutların, inançlarımızın, aldığımız eğitimin ve daha pek çok şeyin etkisiyle gerçeğin çok küçük bir bölümünü algılıyoruz.
Asıl önemli olan, sonra olacakları düşünmeden şimdi yaşadığın şeyin tadına varmak. Üzerinde yürüdüğün yolun, rüzgarda dans eden ağaçların, baktığımız her yerde bize gülümseyen hayatın tadını çıkar. Sessizliğin şarkısını dinle, etrafındaki kokuları içine çek ve bütün bu sevginin kalbine doluşuna tanıklık et.
İşte mutluluk bu, mutluluğu uzakta aramana gerek yok. Şu an yaşadığın gerçekten başka bir gerçek yok.