"Yabancı kaynaklara göre Türkler savaş meydanı'ndan değil, rahat Döşekte ölmekten, hatta ihtiyarlayıp hastalanmaktan utanırlardı. Esir olmak, kule durumuna düşmek, kadınlarının düşman eline geçmesi büyük utanç kaynağı idi. Şatafat içinde yaşamaktan, böbürlenmekten, başarıları dolayısı ile öğünmekten ve öğülmekten, verdikleri sözü yerine getirememekten, yalan söylemek utanırlardı"
"Beylik duygusu+ Insan sevgisi+ Gerçekçilik şeklinde özetlenebilecek olan Eskitürk düşüncesinin esaslarına ahlak prensibi yapmış. Yani hayatında düstur edinmiş insana eski Türkçede 'alp'denirdi. Türkçede er, erkek, cesur kişidir, fakat 'alp'yiğit insan demektir.
"Bunlar kabirde yatanın, hayatta iken savaşta öldürdüğü ve öteki dünyada kendine hizmet edeceğine inanılan kimseleri temsil eden dini mahiyette işaretlerdir. Bu inanç Bulgar Türklerinde ve macarlarda da görülüyor."