özde

Kitabın özeti Bu cümlelerde gizli
Puan vermedi·78 syf.··
2024 1. kitabı
Susuz olmak... Damla damla içmek sonunda. Hiç içememekten daha çok susamak... "Bana kalırsa suçlu, hiç kimse. Çocukluğumuzun yarım kalan boşlukları doldurulmuyor bir türlü. Adeta çocukluğumuz öç alıyor bizden. Elimiz bastonlu olacak yaşa gelsek bile, arayacağız onu. Hatta toplumu, çocuklar yönetiyor diyebiliriz. Hiç büyümeyen, geçmiş haklarından vazgeçmeyen, ama saçları, etleri ihtiyarlamış çocuklar... Çocukluğu arayan tak tak bastonlar. Oysa biz böyle mi olmalıydık? Her yaşı geride bırakıp her yaşa yakışan işleri yapamaz mıydık? Hele bu çağda..." "Kendi kendimizi avutmanın yerine koyacak bir şey bulacağız sonunda. Dürüst olmak bizi en güzele, en doğruya götürecek belki de. Görüyorsun ya, bugüne kadar birbirimizden gizlediklerimiz, bize avuntudan başka hiçbir şey vermemiş. Yalancı meme gibi... En şımarık, en ilgisiz bebenin bile yalancı memeye sahip olma hakkı, belli bir süreye kadardır. Toplumun da avunma süresi doluyor artık." "Ama yanılgım, evliliğe kadar hakkımı almış toplumun, tüm hakkımı, evlendikten sonra ödeyeceğini sanmış olmam." "Ekonomik nedenlerdir evliliği kabalaştıran..." "İki, en fazla üç olunca yüreklerimiz masaya konur, sigara paketleri gibi. Hele içki masalarında... Kadınlar üzerine uyuz köpekler gibi kaşınıp dururuz. Ama üçü beşi aşıp çoğalınca bu kez yüreklerimiz az önceki masada unutulmuş gibi, evet dediğimize hayır deriz, asla deriz. Üstelik çoğunluğa katılmayanları aşağılayarak, işte bundan ötürü sorunu yanıtlamıyorum senin. Tek miyim, yoksa pek çok çift miyiz? Hep ikili konuşmayı öğrettiler çünkü bugüne dek. Sayıya göre konuşmak..." "Yarından emin olabilmektir gerçek mutluluk... Oysa yarınından kim emin toplumumuzda?" "Evet," diyor adam. "Yeryüzü, banka denen molozlardan temizlenmeli. Her bankanın kasasında, milyonların mutluluğu
Evlilik ŞirketiBekir Yıldız · Everest Yayınları · 2010290 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Satranç
9/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 12:28
"Bu kitabı okurken yanınıza bir ayraç almayın, çünkü zaten ayraca gerek duymadan kitabı bir oturuşta bitiriyorsunuz" demişti Harun Hoca; inanmamıştım. Ama hakikaten de eseri bir gecede bitirdim. Öncelikle dikkatimi çeken nokta şuydu: Zweig tıpkı "Bir Kadının Yaşamından 24 saat"te olduğu gibi bir anlatıcı seçmişti, fakat olay ondan ziyade etrafındakilerin çevresinde şekilleniyordu. Kitapta; Mirko Czentovic'in hayatı ve kişiliği, Doktor B..'nin başından geçen dehşet verici serüvenler, hatta McConnor'un karakter yapısı hakkında bilgiler mevcuttu, fakat adı dahi bilinmeyen, yalnızca "sıradan bir satranç oyuncusu" olduğu belirtilen asıl anlatıcıyla ilgili bunların haricinde başka bir detaya değinilmemişti. Bu da yazarın tarzı olsa gerek. Öte yandan, kitapta kusursuz işlenen bir kavram vardı: HİÇLİK! Bu kavram öylesine güçlü aktarıldı ki, özellikle o kısımlarda aldığım edebi zevk öylesine doruklara tırmandı ki, büyülendim. Şöyle diyordu kitapta: "Bize hiçbir şey yapmadılar sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz." Gerçi, kitabı istediğim halde elimden bırakamayıp geç saatlere kadar okumam yüzünden aile üyelerim tarafından bayağı azarlandım, ama buna değdi. Ne diyebilirim ki? Tek kelimeyle, "şahane" bir deneyimdi.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,7bin okunma