Ö

Ö
@ozdemirx
87 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
7/10
·272 syf.·
2026 71. kitabı
Kitabın amacı öyle büyük olaylardan bahsetmekten ziyade hayatı ve insan olmayı sorgulatmak.Başımıza neler geleceğini bile bile neleri feda edebileceğimizi düşündürüyor .Sonu kötü bitecek olsa da karakterler aşktan, arkadaşlıktan, anılar biriktirmekten vazgeçmiyor.Kaderin kaçınılmazlığı karşısında büyük tepkiler vermek, bağırıp çağırmak, dünyayı değiştirmek yerine ; diğer insanlar gibi kırılıyorlar, seviyorlar, umut ediyorlar. Hayatımızın sandığımız kadar uzun olmadığını, bu yüzden sevdiklerimizle geçirdiğimiz her sıradan anın ne kadar değerli olduğunu bize karakterler ne kadar gerçek olduklarını hissettirerek anlatıyorlar.Kaybetme ve hatırlamanın iç içe geçtiği bir kitap olarak insanın içinde ince bir sızı bırakmayı başarıyor.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Asıl Canavar Kim?
6/10
·214 syf.·
2026 64. kitabı
Soğuk Deri bende nasıl bir etki bıraktı tam çözemedim. Okurken sürekli içimde garip bir sıkışma hissi vardı; sanki o adada ben de mahsur kalmışım gibi. Kitabın en çarpıcı tarafı korkutmaya çalışmasından çok insanı huzursuz etmesi bence. Çünkü bir noktadan sonra yaratıklardan değil, insanların nasıl dönüşebileceğinden rahatsız olmaya başlıyorsun. Bazı kitaplar biter ve kapanır. Bu kitap ise bittikten sonra kafanın içinde yaşamaya devam ediyor. Özellikle yalnızlık ve ölümden önce ölüme hazırlama temasını çok sert hissettirdi bana. İnsan uzun süre yalnız kaldığında düşünceleri bile değişiyor; doğruyla yanlışın sınırı bulanıklaşıyor. Kitap bunu çok sessiz ama çok güçlü anlatıyor. Ana karaktere bazen sinirlendim, bazen acıdım. Hatta bazı kararlarında “Hayır, bunu yapma” hissi yaşadım. Ama tam da bu yüzden gerçek geldi. Kusurlu, kırılmış ve karanlık bir karakterdi. Zaten romanın etkisi biraz da buradan geliyor; kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Atmosfer kısmı ise gerçekten inanılmazdı. O deniz feneri, gece çöktüğünde başlayan saldırılar, sürekli hissedilen nem ve soğuk… Okurken resmen üşümüş gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Özellikle gece okunacak bir kitap bence; sessizlikte etkisi daha da artıyor. Bir de kitabın şu tarafını çok sevmiştim: Sana hazır cevaplar vermiyor. “Canavar kim?” sorusunu sürekli düşündürüyor. Ve dürüst olmak gerekirse kitabın sonunda insanın kendine dönüp bakmasına neden olan bir tarafı var. Benim için sadece bir korku romanı değil; insan doğasının karanlık tarafını anlatan, biraz rahatsız eden bir eserdi
Soğuk DeriAlbert Sanchez Pinol · Jaguar Kitap · 20181,771 okunma
9/10
·152 syf.·
2026 33. kitabı
Sabahın Üçü, adından da biraz hissettirdiği gibi, insanın en çok düşündüğü, en çok yalnız hissettiği saatlere ait bir kitap gibi geliyor. Hani gece herkes uyurken kafanın durmadığı anlar vardır ya, işte o duygunun kitap hâli gibi düşünebilirsin.En güzel taraflarından biri, seni yormadan ama düşündürerek ilerlemesi. Dili genelde sade, abartıya kaçmıyor. Ama bazı cümleler var ki, bir anda durup tekrar okumak istiyorsun. Çünkü tam da insanın içine dokunan türden.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,963 okunma
10/10
·126 syf.·
2026 36. kitabı
Johann Wolfgang von Goethe’nin Genç Werther’in Acıları kitabı, aslında okurken insanın içine biraz dokunan, biraz da içini sıkan bir hikâye. Ama tam da bu yüzden etkileyici. Kitap, Werther’in birine âşık olmasıyla başlıyor ama bu öyle klasik bir aşk hikâyesi değil. Daha çok karşılıksız aşkın, insanın içini nasıl yavaş yavaş kapladığını anlatıyor. Werther’in duyguları o kadar yoğun ki, bazen “bu kadar da hissedilir mi?” diyorsun ama bir yandan da o duyguların gerçekliği seni yakalıyor. Okurken en çok dikkat çeken şey, Werther’in her şeyi çok derinden yaşaması. Doğayı, aşkı, yalnızlığı… Hepsi onun için çok büyük ve sarsıcı. Bu da kitabı biraz ağır ama bir o kadar da samimi yapıyor. Sanki bir arkadaşın sana içini döküyormuş gibi hissediyorsun. Kısacası Genç Werther’in Acıları, aşkın sadece mutlu bir şey olmadığını, bazen insanı ne kadar derinden etkileyebileceğini gösteren bir kitap.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
8/10
·142 syf.·
2026 42. kitabı
Yekta Kopan’ın Aile Çay Bahçesi kitabı, ilk bakışta sakin ve sıradan görünen ama içine girdikçe insanı yakalayan bir öykü kitabı. Okurken “bu hikâye benim de başıma gelmiş olabilir” hissi sık sık ortaya çıkıyor. Kitaptaki öyküler genelde çok büyük olaylar anlatmıyor. Daha çok günlük hayatta fark etmeden yaşayıp geçtiğimiz anlara odaklanıyor. Ama tam da bu yüzden etkileyici. Çünkü karakterlerin yaşadığı yalnızlık, iç sıkıntısı ya da anlaşılmama hissi oldukça tanıdık geliyor. Kopan, karakterlerin iç dünyasını öyle sade bir şekilde anlatıyor ki, kendini onların yerine koymak zor olmuyor. Kitaba adını veren “aile çay bahçesi” gibi mekânlar da çok tanıdık. Hepimizin oturmuş olabileceği, kalabalık ama bir o kadar da insanın kendi içine döndüğü yerler… Bu mekânlar, aslında insanların ne kadar yan yana ama bir o kadar uzak olduğunu hissettiriyor. Yazarın dili ise oldukça akıcı. Zorlamayan, süslü olmaya çalışmayan ama yine de etkileyici bir anlatımı var. Kısa cümlelerle bile güçlü duygular verebiliyor. Bu da kitabı okurken yorulmadan, ama düşünerek ilerlemeyi sağlıyor. Kısacası Aile Çay Bahçesi, sakin sakin okunacak ama bittikten sonra insanın içinde iz bırakan bir kitap. Çok büyük olaylar bekleyenler için değil belki ama insan hâllerini okumayı sevenler için oldukça samimi ve etkileyici bir eser.
Aile Çay BahçesiYekta Kopan · Can yayınları · 20132,535 okunma
Reklam