Ben yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkum edildim. Bu karara tüm gücümle muhalefet ediyorum. Ben yalnızlığa dayanamıyorum, ben insanlar arasında olmak istiyorum.
Fakat, mesele bu değildi; mesele, bir şeyleri, sıcak bir çorbanın kokusunu duyar gibi hissedebilmekti. Bense bunu hiç becerememiştim. Ne tabiatı, ne insanları, ne de olup bitenleri hiç sevmemiştim; kendimi bile, kendi yaptıklarımı bile.
Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden? Unuttum. Dur, hayır unutmadım. Yalnız kaldıkça, yalnız kalmaktan korktukça...