Gerçekten, öteki Aydınlanma Çağı düşünürleri, örneğin Locke, Rousseau, özgürlük sorununu kafalarında canlandırdıkları bir "doğa durumu" üzerine dayandırdıkları "doğal haklar" düşüncesiyle çözmeye çalışmışlardı. Montesquieu ise, özgürlük sorununu, Fransa'da mutlak monarşinin, kral ile halk arasındaki aracı (tampon) kurumların kaldırılmasının yarattığını düşündü. Böylece onu somut olgulara, kurumsal nedenlere dayandırarak çözmeye çalışması, gerçekten daha bilimsel bir tutumdur. Kendini Aydınlanma Çağı'nın spekülasyoncu tutumundan kurtararak, toplumsal sorunları kurumsal, geleneksel, çevresel koşullarla açıklamaya çalıştığı için Montesquieu, kimi yazarlarca çağdaş siyaset biliminin kurucusu sayılır.