Özden

Dinde reform eylemlerinde, Luther'i de 1522'de aşarak, yönettiği bir kasaba kilisesinde Latinceyi tümüyle kaldırdı. Artık ılımlı evrimci bir yol tutmuş olan Luther'in çürümüş Katolik din adamlarına karşı 1517'de başlattığı ateşli saldırganlığını Münzer sürdürüyordu. Münzer örgütlediği devrimci eylem, 1520-1525 yılları arasında bir iç savaşa dönüşmüşse de, çatışmalar köylülerin yenilmesiyle son buldu. Münzer yakalanıp, türlü işkencelerden sonra yirmi yedi yaşındayken başı kesilerek öldürüldü.
Sayfa 326·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Jean Calvin Protestanlığın kasaba küçük burjuvazisinin dünya görüşüne uygun bir yorumunu yapan düşünürdür. Protestanlığın siyasal görüşleri de Luther'den çok Calvin formülleştirmiştir. Protestanlığın iki ana dalı, "Luthercilik" ve "Kalvencilik"tir.
Sayfa 321·Kitabı okudu
Alıntı
Luther'in Hristiyan düşünüşüne getirdiği en devrimci görüş, bütün insanların iman yolu ile "aracısız" olarak Tanrı ile ilişki kurabileceğidir. Herkesin kendinin rahibi olması düşüncesidir. Böyle bir köktenci (radikal) düşünce, doğal olarak, Tanrı ile kul arasındaki aracılar olan din adamları sınıfını, kilise örgütünü gereksiz kılıyordu, hiç değilse önemini azaltıyordu. Ancak, bunun da tehlikesi köylü ayaklanmasında gözlemlenmiş olacak ki, iş uygulamaya gelince, Luther, kurduğu kilisede Katolikliğin bazı törenlerini kaldırdı; ama Protestanlık da kilise örgütüne ve din adamlarına dokunulmadı.
Sayfa 320·Kitabı okudu
Alıntı
Bunun üzerine Luther, 1517'de, günah affına ve bu yolla para sağlanmasına karşı olan görüşlerini destekleyen "95 tez" olarak bilinen bildirisini, Wittenberg'deki kilisenin kapısına asar. Akademik bir tutumla akademik bir tartışmaya girmeyi düşünmüştür. Buna karşın, tartışma kısa zamanda bu çerçeveyi aşar. Tüm Almanyaya ve ordan da tüm Avrupaya yayılır. Papalığın avukatlarının "günah bağışlama senetleri" satışını haklı gösterip savunmaya kalkışmaları, Lutheri, inançlarını daha köktenci ve daha bütüncül biçimde ortaya koymaya zorlar.
Sayfa 318·Kitabı okudu
Alıntı
Ticaret ve endüstri üretimi döneminde, kapitalist burjuva ekonomisinin geliştirdiği yerlerde ve yüzyıllarda, yeni bir düşünüş ve kültür ortaya çıkmaya başladı. Bu yeni kültür ve düşünüş kendini Hümanizma, Rönesans, Reform ve Aydınlanma akımları olarak dört koldan ortaya koymuştur. Yeni düşünüşün ve kültürün ilk çiçeklerini, Hümanizmayı ve Rönesansı, yeni üretim biçiminin ilk önce tutunup en hızlı geliştirdiği İtalya'da verişi bir rastlantı değildir. Üretim biçimleri ile düşünüş biçimleri arasındaki neden sonuç ilişkilerinin ürünüdür. İtalya'da 14. ve 15. yüzyıllarda, feodal aristokrasinin "dinsel", "öte dünyacı" düşünüşüne karşılık "yersel" ve "bu dünyacı" değerlere dayanan "bilimsel" düşünceler geliştirilmeye başlanmıştır.
Sayfa 315·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam