Özden

Yeniçağ siyasi düşünüşü, ortaçağın dinsel düşünüşün biçiminden kurtulup, çağımızın bilimsel siyasal düşünüşüne ulaşmak yolunda atılmış adımlardan oluşur. Bu anlamda dinsel siyasal düşünüşten bilimsel siyasal düşünüşe geçiş döneminin düşünüşü sayılabilir. Çünkü içinde dinsel öğelerle bilimsel öğelerin yan yana bulunduğu görülür.
Sayfa 299·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
12. yüzyılın sonlarından başlayarak, dünya ekonomisinin odağı, Konstantinopolis'ten Venedike ve Cenova'ya kayınca durum değişir. Bizans ekonomisinin ipleri İtalyan cumhuriyetlerine geçer. İkinci (1204) haçlı akınlarında ise, Konstantinopolis ve öteki Bizans kentleri yağmalanır, yıkılır. Yıkıntının etkisi 14. yüzyılda dek sürer. Bizans kendini toplayamaz. Yıkıntının etkisi 14. yüzyıla dek sürer. Bizans kendini toplayamaz, Osmanlılar 1453'te Bizans İmparatorluğuna son verir.
Sayfa 295·Kitabı okudu
Alıntı
Theodosius, imparatorluğu iki oğlu arasında (395'te) paylaştırınca, bir süre için, biri Batı Roma İmparatorluğu öteki Doğu Roma İmparatorluğu olarak iki imparatorluk birden varlıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak Batı Roma İmparatorluğu uzun yaşamlı olmamıştır. Barbar saldırılarına dayanamayarak, 476'da tarihe karışmıştır. Bunun üzerine Doğu Roma İmparatorları, kendilerini Roma İmparatorlarının ardılları (halefleri) olarak görmeye başlamışlardır. Bizanslılar bu nedenle, Yunan asıllı olmalarına karşın, kendilerine "Romalı" demişlerdir. Türkçedeki "Rum" sözcüğü bu olgunun ürünüdür.
Sayfa 289·Kitabı okudu
Alıntı
Praglı Jerome (1365-1416) bir Çek felsefeci din adamıydı. Dinde (Katoliklikte) Reform'un (Protestanlığın) ilk önderlerinden biri oldu. Prag, Karlov Üniversitesinde öğrenciyken Huss'un (ileride dinde reformdan yana düşüncelerinden dolayı Konstanz Konsilince yargılanıp 1415'te yakılacak olan düşünürün) görülerinin etkisine kapıldı. Bedeli, kendisinin de, öğretmeninden bir yıl sonra yakılması olacaktı.
Sayfa 287·Kitabı okudu
Alıntı
İmana ağırlık veren Augustinus'dan farklı olarak Thomas, hem akla hem imana öncelik tanıyanları çekecek biçimde akıllıca bir taktik izledi. Ona göre Hristiyan inançları aynı zamanda akılla kavranabilecek düşüncelerdi. Ancak insan aklı da bir noktada sınırlı olduğu için, söz konusu inançlardan bazıları, insan aklının kavrayabileceğinin ötesinde olan, gerçekliklerine ancak iman ile varılabilecek türdendi. Bu taktik, Hristiyan teolojisine son derece esnek bir savunma stratejisi kazandırmıştı.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam