Özden

12. yüzyılda Hristiyan düşünürleri, Hristiyanlığın dayandığı inançları Platon'un felsefesinden daha elverişli buldukları Aristoteles'in bazı düşünceleriyle temellendirmeye başladılar. Aristoteles'in tanrı katmanlarının, Hristiyanlığın tanrı kavramına daha uygun düştüğü ortaya çıktı.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Augustinus'a göre, bir haydut çetesi kentlere sahip çıkacak kadar, halklara boyun eğdirecek kadar büyüyecek olursa, kendisine açıktan açığa krallık adını verir. Bu yoldaki düşüncelerini desteklemek için tarihsel bir söylemi (rivayeti) aktarır: Yakalanan bir korsan Büyük İskender'in "denizi niçin kötü amaçlar için tutuyorsun?" sorusuna şu yanıtı vermiş "Ya sen niçin bütün dünyayı elinde tutuyorsun? Ben bu işi küçük bir gemi ile yaptığım için, bana haydut deniyor, sen aynı işi büyük bir filoyla yapınca, imparator diye anılıyorsun." Toplumun adalete, dine uygun yönetmeyen krallıkların, örgütlenmiş büyük haydut çeteleri olduğunu söyler.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Alıntı
Augustinus
Böylece, insanlık başlangıcından beri, günahkar insanlarla, Tanrı'nın kayrasıyla günahtan kurtarılmışlar olmak üzere, iki kampa ayrılmıştır. Augustinus, bu iki kampı bir benzetmeyle "gök devleti" ve "yer devleti" olarak adlandırıldığını söyler. Günahkar olan insanlar yer devletinin, Tanrı'nın (nedeni verilmez) kayırıp günahtan kurtardığı insanlar, gök devletinin vatandaşlarıdır.
Sayfa 263·Kitabı okudu
Alıntı
Augustinus, Cermen akınlarının ortaçağ toplumunun eskiçağla ve klasik kültürle ilişkisini kesintiye uğratmasından önce yaşamıştı. Bunun için, klasik düşünüşü Hristiyan düşünüşüne, ortaçağ düşünüşüne geçirme şansına sahip olmuştur. Hristiyan inancı ile klasik (Yunan ve Roma) düşünüşünü uzlaştırmaya çalışmıştır. Bunu, Hristiyan inancını antik felsefeyle temellendirerek yapmıştır. Temellendirirken başlıca Stoacılar ve Platon olmak üzere nicelerin düşüncesinden yararlanmıştır.
Sayfa 260·Kitabı okudu
Alıntı
Bundan sonra Pavlus, milletlerin Allah'a dönmelerini "sıkmamak" (zorlaştırmamak, kolaylaştırmak) için "Eski Ahit"e konan sünnet olma zorunluluğunu, domuz eti yeme yasağı gibi tektanrıcı dine geçişi engelleyebilecek kuralları kaldırır. Sonra da Yeni Ahit içinde yazıldığına bakılırsa "Allah yalnız Yahudilerin mi? Milletlerin değil mi? Evet milletlerin de." diyerek tektanrıcı dini öteki halklara da açmış, evrenselleştirmiş olur.
Sayfa 257·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam