Özden

Ortaçağ'ın Batı toplumuna feodal niteliğin egemen olması gibi, Batı düşünüşüne dinci düşünüş, Hristiyan düşünüşü egemendir. Cermen akınları, ortaçağ toplumunun antik klasik kültürle (Yunan ve Roma düşünüşüyle) ilişkisini kesintiye uğratmıştır. Bundan başka, kilise örgütü dışında okuryazarlığı da neredeyse unutturmuştur. Cermen akınları sırasındaki ve sonraki karanlık çağda tek örgütlü büyük kurum kiliseydi. Okumakla yazmakla ilgilenen tek kurum da kilise oldu.
Sayfa 251·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Çağrıya feodal düzenle bütünleşememiş öğeler ilgi gösterdi. Akınlara eşitsizlikçi toplum düzeninin yersiz yurtsuz, umutsuz, mutsuz bıraktığı kimseler atıldı. Haçlı Akınlarına, şövalyeler, prensler, şan ve ünlerini yükseltmek amacıyla katıldı. Topraksız ya da topraklı prensler ise, büyük toprak sahibi olabilmek için. Topraksız ve bir feodal beyin korumasına sığınamamış aç köylüler bir parça toprak edinmek için "Haçlı er" oldular. Kasabalardaki kentlerdeki işsiz güçsüz kimseler, suçlular takımı, yağmalarla dünyalıklarını doğrultmak için geldi. Bu umutlar üstüne bir de papa, kutsal savaşa katılanların günahlarının bağışlanacağını söylemişti. Daha önce yaptıklarına bakılmaksızın cennetin kapılarının kendilerine açılacağını bildirince, Avrupa'nın yoksul kitleleri yollara düştü.
Sayfa 246·Kitabı okudu
Alıntı
Papalık, kitlesel tepkileri önledikten sonra böyle tepkilerin kökünü de kazımak için, bireysel sapmaları bile izleme yoluna gitti. Bu yolda 1233'te "Engizisyon" örgütü kuruldu. Kurucusu Papa IX. Gregorius oldu. Engizisyon Latince "kovuşturma" anlamından gelen bir sözcüktür. Engizisyon örgütü ise, papalıkça kabul edilen dinsel görüşlerden ayrılanları (sözde) sapanları kovuşturan kilise organıdır. Kuşkulanıp yakalattığı zanlıları işkenceyle kendini suçlamaya zorlayıp ateşte yakılmasına kadar ağır cezalar verebilen mahkemeler vardı. Engizisyon, saçmalık derecesine varan nedenlerle binlerce insanı, savunma hakkı tanımaksızın, ölüme gönderdi. Sapma olarak nitelediği görüşleri benimseyenlerin yanı sıra, Yahudilerle de uğraştı.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Alıntı
Kilisenin varsıllaşmasına, eşitsizlikçi bir örgüt durumuna gelişine ve bozulmasına karşı gösterilen tepkiler arttı. Bazıları papalık ve kilise tarafından dinden sapma (itizal) olarak nitelenip lanetlendi. Kilise dışına itildi. Bunlar genellikle eşitsizlikçi toplumsal ve dinsel düzene karşı, aşağı katmanların, dinsel giysiler içinde ortaya çıkan başkaldırmalardı.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Alıntı
Kilisenin eşitsizlikçi gidişine karşı gösterilen tepkilerden bazıları papalık tarafından onaylanarak kilise içine alındı. Böylece kiliselerin yanında manastırlar, papazların yanında manastırların din adamları olan keşişler belirdi.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam