Özden

Roma siyasal düşünüşü, özgün olmaktan uzaktır. Eski Yunan siyasal düşünüşünün bir kopyasıdır. Eski Yunan'ın siyasal düşünceleri, kuramları yalnızca yinelenmiştir. Roma tarihi incelenerek, Roma'nın farklı siyasal yaşam çizgisine uygun bir siyaset kuramı yeterince geliştirilememiştir. Hatta kimi Roma siyasal düşünürleri, Eski Yunan'ın modası geçmiş olan kent devleti ile ilgili düşüncelerine karşı çıkıp, imparatorluğa ilişkin düşünceler öne sürme yürekliliğini ve yeteneğini bile gösterememişlerdir. Kısacası, Roma düşünürlerinin siyasal düşünceye önemli bir katkıları olmamıştır. Hukuk alanında ise durum farklıdırç
Sayfa 222·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Seneca'nın ve öteki Stoacıların açtığı yolda giden Hristiyan düşünürleri de, "yer devleti" dedikleri toplumda eşitsizliği kabul edip "gök devleti" içindeki eşitlilikten söz edecekler. Yasalar önünde eşitsizliği doğal bulup, tanrı önünde eşitliği öne sürecekler. Sonuçta, bu dünyada ölümden sonra yaşamda eşitlik umudunu sunacaklardır. Seneca birçok görüşüyle Hristiyan düşüncesini etkilemiştir. Bu nedenle, Roma düşüncesinden Hristiyan düşüncesine geçişte köprü işlevi gördüğü söylenebilir.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Alıntı
Polybios'un önemli siyasal düşüncelerinden birisi de, bir siyasal ideoloji olarak dinin işlevi konusundadır. Roma devletini bir arada tutan başlıca öğenin tanrılara karşı duyulan korku olduğunu söyler. Sıradan halkın ancak bu yolla denetlenebildiğini belirtir. Tanrılara inananların değil, asıl buna inanmanın aptallık olacağını söyleyenlerin aptalca düşündüklerini ileri sürerek, dinin işlevini açıklamış olur.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Alıntı
Polybios, bir devletin başarısını ya da başarısızlığını anayasasına bağladıktan sonra, çeşitli anayasaları, yani yönetim biçimlerini incelemeye kalkar. İçlerindeki en iyi yönetim biçimini araştırmaya girişir. Yönetim biçimleri ve bunların sınıflandırılması konusunda Yunan siyasal düşünürlerinin görüşlerini neredeyse yineler. Onlardan tek farkı, Platon'un "yasasız demokrasi" dediği şeye "oklokrasi" (ayak takımının yönetimi) demesidir.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Alıntı
Latincede "proles" çocuk demektir. Vatandaşları ordunun birliklerine varsıllıklarına göre almak ve öteki vatandaşlık haklarıyla ve görevleriyle ilgili düzenlemeleri yapmak amacıyla, Roma vatandaşları varlıklarına göre çeşitli kesimlere bölünmüştü. Proletarya adı, vatandaşların çocuklarından başka varlıkları olmayan yoksul kesimini belirtmek için kullanılmıştı.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam