Özden

Atina'nın emperyalist yayılmasıyla savaş ve ticaret filolarının gelişmesi, kenttaşlar sınıfının en alt kesimlerinin Atina yönetimindeki ağırlıkların artmasına yol açtı. Önceleri (kendilerini donatamadıkları) savaşçılık görevinden bağışlanan bu kesimler, gelirken silahlarını da getirmeleri istenmediğinden, ellerini kollarını sallaya sallaya donanmaya girip, tayfa olarak çalışmaya başladılar. Perikles döneminde, halkın meclisteki ve mahkemelerdeki ağırlığını arttırması için, (buralara aylak varsılların katılıp çalışan alt kesimlerin işlerini bırakıp katılmadıkları düşüncesiyle) meclisin ve mahkemelerin oturumlarına katılanlara ödenek verilmeye başlandı.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Tiran ailesini süren aristokratlardan birisi de, yönetimi ele geçirince, birden tutumunu değiştirerek, aristokratları karşısına alıp erkini halka dayandıracak Kleisthenes idi. Kleisthenes, Solon'un reformlarına karşın, Atina siyasal yaşamında aristokratların ağır basmasının nedenini aristokratik kabile örgütlerinin (genos örgütlenmesinin) varlığını sürdürmesinde gördü. Kan bağına dayanan bu örgütlenmeyi kaldırdı. Yer bağına dayanan mahalle (deme) örgütlerini kurdu. Bu olayın, tarihsel önemi vardır. Şöyle ki "demokrasi" sözcüğümüz buradan gelmektedir. Kleisthenes'in siyasal reformuyla seçim çevrelerini genos birimleri değil, mahalleler oluşturdu. Ayrıca Kleisthenes, Atina'yı on seçim bölgesine (mahalleye) ayırdı. Bununla, mahallelerin sınırlarını her bölgede aristokratların azınlıkta kalacakları biçimde çizmişti.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Alıntı
Peisistrators, İ.Ö. 560'ta bir vuruşla (darbe ile) siyasal erki (iktidarı) ele geçirdi. Solon anayasasına dokunmayan Peisistratos, önemli memurlukları kendi adamlarını getirdi. Kendine karşı çıkan şamatacı aristokratları sürerek, topraklarını halka dağıttı. Kente göçen köylülere iş bulmak için para bastırıp büyük kamu yapıları yapımına ve öteki bayındırlık işlerine girişti. Tarımdan çok zanaatlara ve ticarete önem vererek, Atina ekonomisini geliştirdi. Dış ticareti güvenlik altına almak için kurduğu savaş filosu (askeri filo) ile Atina emperyalizmine varacak yolda ilk adımı atmış oldu. Peisistratos ölünce başa geçen büyük oğlu Hipparkhos iki aristokrat tarafından öldürüldü. Daha sonra, onun yerine geçen kardeşi ve onunla birlikte "tiran" ailesi Atina'dan sürüldü. Tarih aristokratlarca yazıldığı için, Pesisistratos bir tiran (zorba) yönetimi ise tiranlık olarak nitelendirildi.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Alıntı
Atina aristokratları, çok geçmeden, "Drakon yasaları" yolunun, ceza, baskı ve şiddetin, bir çıkmaz sokak olduğunu anladılar. Çünkü, şarap ve zeytinyağı üretimi ve alışverişi ticaretle uğraşan ve gittikçe kalabalıklaşıp varsıllaşan bir kentli orta sınıf yaratmıştı. Bu sınıf, aristokratlara karşı siyasal haklar kavgasında, yoksul köylülerle ve daha çok da kente göçmüş köylülerin oluşturduğu yoksul işçilerle ve işsizlerle birleşme eğilimi gösterdi. Bunun üzerine aristokratlar, bazı reformlarla sınıf çatışmalarını yumuşatma yoluna gittiler. Kentli orta sınıfın üst kesimleriyle işbirliğine yönelerek, orta sınıfın aşağı sınıfla işbirliği yapmasını önlemiş oldular. Aristokratların bu yeni uzlaşma, ödün verme politikasını Solon formülleştirdi.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Alıntı
İlk örneklerini Mezopotamya'da, Mısır'da, Hindistan'da veren uygar toplum ve siyasal düşünüş, eskiçağın Yunan ve Roma toplumlarında büyük bir gelişme göstermiştir. Eski Yunan ve Roma toplumları, Batı uygarlığının yakın kaynakları ve Batı toplumlarının düşünüşünün esin kaynaklarıdır.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam