Atina aristokratları, çok geçmeden, "Drakon yasaları" yolunun, ceza, baskı ve şiddetin, bir çıkmaz sokak olduğunu anladılar. Çünkü, şarap ve zeytinyağı üretimi ve alışverişi ticaretle uğraşan ve gittikçe kalabalıklaşıp varsıllaşan bir kentli orta sınıf yaratmıştı. Bu sınıf, aristokratlara karşı siyasal haklar kavgasında, yoksul köylülerle ve daha çok da kente göçmüş köylülerin oluşturduğu yoksul işçilerle ve işsizlerle birleşme eğilimi gösterdi. Bunun üzerine aristokratlar, bazı reformlarla sınıf çatışmalarını yumuşatma yoluna gittiler. Kentli orta sınıfın üst kesimleriyle işbirliğine yönelerek, orta sınıfın aşağı sınıfla işbirliği yapmasını önlemiş oldular. Aristokratların bu yeni uzlaşma, ödün verme politikasını Solon formülleştirdi.