Şeyma Nur Özkan

Şeyma Nur Özkan
@ozdenduse
düşler, okur, gözler, yazar, seyreder, kurcalar, sorar, azalır
İnsanları değiştiremeyiz. Onlara yalnızca yolu gösterebiliriz, sonra da bu yolu tutma arzusu uyandırabiliriz.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Yeni zihinsel alışkanlıklar yaratmalı. Olumlu duygulara eşlik eden değer verici düşünceleri yeterince sık üretmeli, ta ki yeni nöron bağları yaratılana, güçlenene ve başat olana dek. Bu da zaman alır.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Alıntı
Birinden intikam almamızın sebebi, bize kötülük yapmasıdır. İntikam alarak ona da kötülük yapmak isteriz, değil mi? Sonuçta onun yaptığı gibi yaparız, onun işleyiş tarzı benimsenir. Demek ki o kazanır: Bilerek yapmış olmasa bile, kendi modelini bize dayatmayı başarır. Bizi kötülükte onunla buluşmaya yöneltmiş olur.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Alıntı
- Birini ikna etmeye ne kadar çabalarsan onda o ölçüde direnç yaratırsın. Fikrini değiştirmesini ne kadar istersen o kadar az değiştirir. Fizikçiler bunun uzun zamandır farkında zaten… dinamik yasası. Isaac Newton bir madde üzerinde belli yoğunlukta bir kuvvet uygularsan bunun aynı yoğunlukta zıt bir kuvvet yaratacağını kanıtladı. İnsan ilişkilerinde de benzer bir şey oluyor. Birini ikna etmek için enerjini ortaya koyduğunda onun üzerinde etkide bulunan, onu iten bir kuvveti ona doğru göndermiş oluyorsun. O bunu hisseder ve bu da onu ters yöne iter. Onu itersen o da seni iter. - Çözüm ne o halde? Çünkü, eğer söylediğiniz doğruysa, ne kadar ikna etmeye çabalarsak o kadar az başarırız, öyle mi? Bu durumda tam olarak ne yapmalı? - İtmemeli, çekmeli… İtmek, kendi konumumuzdan yola çıkıp diğerine bunu dayatma isteğidir. Çekmek ise diğerinin konumundan yola çıkmak ve onu yavaş yavaş kendine doğru getirmektir. Burada da ötekinin evrenine girilir, ama bu kez onun bu evreni değiştirmesini sağlamak için. Çıkış noktası hep aynıdır: Diğer insanı, neredeyse orada bulmak.
Sayfa 183 - İtme çekme kuvvetine iletişim üzerinden bakmak…Ötekini yargılamadan anladığını gösterirsen, kendini de o kadar anlaşılır kılarsın o halde. Karşıdaki de seni aynı perspektiften anlamaya çabalarsa, ister değişim olsun ister olmasın, uzlaşırsınız.·Kitabı okudu
- Başkasının zevkine ya da işlerine ilgi gösteriyormuş taklidi yapmak değil amaç. Prensip, onun rakamlarda bulabildiği zevki hissetmeyi deneyecek kadar onun kişiliğiyle ilgilenmekte. Çok farklı bu… örneğin, onun hareketlerine kendini senkronize ettiğinde, onun değerlerini üstlendiğinde, bunu yalnızca onun evrenini içeriden yaşamak için onun yerine geçme niyetiyle yap. - Demek istediğiniz, benim rakamlarla ilgilenmem gerekmediği, ama yalnızca onun yerine geçip, ‘Nedir bu? Rakamlarla ilgilenince ne hissedilir?’ demek. Böyle mi? - Ve söz konusu durumda, senin için tamamen yeni olan şeyi deneyimlemekten zevk almakta.
Sayfa 182 - Herkesi anlamanın, kabul etmenin ve belki de mücadele etmenin yolunu rakamlarla ilgilenen alelade biriyle iletmiş yazar. Rakamların yerine istediğini yerleştirmekte özgürsün ve yaşamı kolaylaştırmanın yoluna sahipsin artık.·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam