" Demek on sene evvel ölmüştü! Ben onu beklerken , evimi onu kabule hazırlarken ölmüştü. Hiç kimseye bir şey söylemeden , beni imkânsızlıklar içinde kıvrandırmamak , beni sıkıntıya sokmamak için , bütün sırrını beraber alarak ölmüştü..."
" Yaşadığım müddetçe türlü türlü yerler gezecek , dilini bildiğim ve bilmediğim insanlarla tanışacak ve her yerde , herkeste onu , Maria Puder'i , Kürk Mantolu Madonna'yı arayacaktım . Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum. Fakat aramamak elimde olmayacaktı. Beni , bütün ömrümce bir meçhulü , mevcut olmayan bir şeyi aramaya mahkûm ediyordu. Bunu yapmamalıydı ..."
" Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan , fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran , nihayet , ümidini kesince aklı geride , ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm..."
"Benim beklediğim aşk başka!" dedi. "O , bütün mantıkların dışında , tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka , istemek , bütün ruhuyla , bütün vücuduyla , her şeyiyle istemek başka..."