Puan vermedi·432 syf.··
2018 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2018 00:00
Bu gün Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte #heraybirdünyaklasiği etkinliğimiz için seçtiğimiz #masumiyetçağı ile geldim. Eski pembe dizileri bol bol anımsatan bir okuma oldu benim için. Büyük, büyük, büyük aileler, kuzenler, kalabalık 'dost' meclisleri, herkesin arkasından bir burun kıvırmalar, bir arada olunca 'ah canım benim' ler falan :) Herşey den önce kibar insanlar efendim. Kibar seviyorlar, kibar sinirleniyorlar, kibar münakaşa ediyorlar, kibar aldatıyorlar, bir cömertlik, bir bonkörlük değmeyin gitsin. Zaten yabancı isimler konusunda sıkıntı çeken ben, bir de akrabalık bağları kimliklerine yansıyıp üç dört isim ile anılınca epey sıkıntı çektim. Konumuz imkansız bir aşktan fazlası. Eşinden ayrılıp büyüdüğü yere dönen Olenska açısından yalnız bir kadının toplumda karşılanışına değinilmiş. "aaa çok ayıp cıx cıx cıx her ne olursa olsun hemen kocasına geri dönmeli" şeklinde hali hazırda dillerinin ucunda tuttukları, acaba kime yapıştırsak diye bakındıkları dedikodular var mesela. Kuzeni May açısından saf aşk anlatılırken hem geleneklerine bağlılığına değinilmiş hem vazgeçmenin erdemine. Newland içinse aşk - tutku bir tarafta, sevgi - hayranlık - verilen sözlerin ağırlığı bir tarafta. Bir entrika ile karşılaşacağıma o kadar emindim ki, gel gitlere rağmen güzel bitti. Özet niteliğinde bir kaç alıntı bırakıp müsadenizi istiyorum efendim, kitapla kalın. "Evlilikleri diğer çoğu evlilik gibi bir yanda cehalet diğer yanda ikiyüzlülüklerle ilerleyen, maddi ve toplumsal çıkarlar uğruna bozulmayan yavan bir birliktelik olacaktı. Gerçek şeylerin asla söylenmediği, yapılmadığı ve hatta düşünülmediği bir dünyada yaşıyorlardı." "Gerçek yalnızlık, insanın yalnızca taklit yapmasını isteyen bütün bu insanların arasında yaşamasıdır." "Artık yalnız değilim.Yalnızdım ve
Masumiyet ÇağıEdith Wharton · Martı Yayınları · 20201,294 okunma
Sonunda.
6/10
·368 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:02
Yüzüklerin Efendisi’ni izlemeyen ve okumayan az sayıdaki insanlardan biriyim ve sonunda bir başlangıç yaptım. Bu kitabın Tolkein’in kendi çocuklarına dünyasına bir giriş şeklinde yazdığını duymuştum, bu yüzden çocuk kitabı şeklinde yazıldığını da duydum. Ve evet, farkediliyordu. Yani gerçekten de çocuk kitabı. Daha önce fantastik edebiyat okudum ve dilin basitliğinden sıkıldım bazı yerlerde. Çocuklar da daha heyecanlı bir kitap isterdi. Yani olaylar oluyor ama beni heyecanlandırmadı. Ve bi anda olayların ortasında Bilbo bayılıyor, uyanınca da bi bakmış her şey olmuş bitmiş, sonra da yazar bize özet çekiyor. Özellikle aksiyonlu kısımların es geçilmesi hoşuma gitmedi, her ne kadar da fantastik romanlarda aksiyonlu kısımlarda panik atak geçiriyor olsam da, o heyecan ve endişenin olmaması hikayeyi basitleştirdi benim için. Çünkü ne olursa olsun, kiminle savaşırlarsa savaşsınlar, biliyordum ki mutlu bir sona varacaklardı ve hedeflerine ulaşacaklardı. Genel olarak LOTR fanlarının üçlemenin çok daha farklı ve sürükleyici olduğunu belirttiler. Teknik olarak Silmarillion’un okunması lazım ama dünyaya olan aşinalığın kazanılıp sonra da Silmarillion’un okunması, daha iyi olurmuş. Ben de öyle yapmaya karar verdim, okudukça da filmleri izlerim artık. Uzun bir reading slump (tezin allah belasını versin) yüzünden üç ay boyunca kitap okumadım ve ne denesem olmadı, ama garip bir şekilde bu kitabı okuyasım geldi, halbuki ilk başları sıkıcıydı. Kötü olduğunu düşünmüyorum kesinlikle, ama daha heyecanlı ve duygulu olmasını beklerdim.
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,2bin okunma
Reklam
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:17
Franz Kafka nın hayatı hakkında genel bilgiler ve kitapları hakkında bilgiler de içeren çok güzel bir özet-kitap. Çizimleri ve değerlendirmeleri, verilen bilgiler ve herşeyin tam ortasında sevgili Franz Kafka . Bu kitapla denk geldiğim için çok memnunum.
KafkaRobert Crumb · Flaneur Book's · 201941 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 61. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:57
Kitap Yorumu : Kusursuz Saplantı / Vilesheed Özet; Kutay Saygın… İstanbul’un en çok konuşulan ama asla yakalanamayan seri katili.Arkasında ne bir iz ne bir tanık ne de çözülebilecek bir ipucu bırakıyor. Polislerin “Hayalet Katil” olarak andığı Kutay, işinde kusursuzdur. Dışarıdan bakıldığında ise karizmatik, gizemli ve etkileyici bir adamdan fazlası değildir.Ama onun dünyasında herkesin yeri değişebilirken tek bir kişinin yeri asla değişmez. Mina. Ailesini trajik bir kazada kaybettikten sonra İstanbul’a taşınan Mina, hayatını tamamen baleye adamış genç bir kadındır. Sahnedeki başarısı ona hayranlık kadar kıskançlık da getirir.Fakat tüm bunların arasında kimsenin fark etmediği biri vardır. Sürekli onu izleyen… İsimsiz hesaplardan mesajlar atan… Varlığını hissettirmekten hiç vazgeçmeyen biri. Başlangıçta rahatsız edici görünen bu ilgi zamanla ikisini birbirine yaklaştırır. Kutay için bu hislerin sadece geçici bir heves olduğunu düşünmek kolaydır. Ama gerçek çok farklıdır. Bu, ilk görüşte başlayan ve zamanla saplantıya dönüşen bir açlıktır. Kutay hayatındaki her şeyi kusursuz planlayabilir. Fakat aşk, en kusursuz insanları bile hata yapmaya zorlar. Ve Kutay’ın hesaplayamadığı tek şey, Mina’nın sevgisinin ne kadar ölümcül olabileceğidir… Yorum; Tüm samimiyetimle söylüyorum… Ben bu kitabın sonunu ASLA böyle beklemiyordum. Gerçekten. Hiç. Bir an bile. Kitap boyunca onların birbirlerine olan açlığını, bağlılığını ve gelecek hayallerini okurken aklımda bambaşka bir final vardı.Özellikle Kutay’ın sürekli aile kurmaktan, gelecekten ve birlikte yaşayacakları hayattan bahsetmesi yüzünden ben çoktan başka senaryolar yazmaya başlamıştım.Sonra…PATTTT. Bir anda bütün hayallerim duvara çarptı. Kutay aşkından kör olup hata yapıyor. Mina ise hepimizin beklediğinden daha gözü
Kusursuz SaplantıVilesheed · Patara Kitap · 20264 okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2018 64. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2018 00:00
Malesef #okudumbitti malesef diyorum çünkü diğer DebbieMacomber kitapları gibi büyük keyifle okudum. Bu sefer mücevhercide çalışan Lauren'in hayatına dokundum. Her zaman ki gibi ilk kitaptan itibaren tanıdığım karakterlerden güzel haberler aldım. Özet olarak aşk'ın koşulsuzluğunu, ilişkilerdeki fedakarlıkların yadsınamaz gücünü, dostluğun ne kadar güzel bir nimet olduğunu en iyi şekilde anlatmış. Ne yazarsa okurum dediğim yazarlardan olduğu için, tabiki beğenim normale oranla daha fazla. Türünü seviyorsanız mutlaka #kitaptavsiye diyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Bir Buket AşkDebbie Macomber · Epsilon Yayınları · 2015405 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 41. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:32
Alex Schulman'ın Hayatta kalanlar romanından çok etkilenmemiştim ama 17 Haziran'ı gerçekten çok sevdim, dili akıcı, betimlemeleri ve olay örgüsü çok güzel işlenmiş kitabı elinizden bırakamıyorsunuz...Eğer insan psikolojisi, duygusal çözümlemeler üzerine romanlar okumayı seviyorsanız, 1 kamp sandalyesi ve termosta kahvenizi alıp serin bir yaz havasında okunabilecek türden. Romanda baş karakterin ölen babasının eşyaları arasında bulduğu eski yazlıklarının telefonunu araması ve cevap gelmesiyle her aramanın 17 Haziran gününe bağlanmasını anlatıyor ve bir dedektif gibi bu günün izini sürüp çocukluğunda yaşadığı ve asla hatırlamadığı çocukluk anısını araştırıyor. Yazarın bu romanında da bir zaman yolculuğuna çıkıyorsunuz kurguyu psikolojik bir araç gibi kullanıyor ve diğer romanında olduğu aile içi travmaların, anne-baba davranışlarının çocukların hayatında bıraktığı izlerin ne kadar bastırsan da umulmadık bir anda çocukluk yaralarının patlak vereceğini, gelecek hayatını nasıl şekillendirdiğini bazen gerilim bazen bir puzzle parçalarını bir araya getirir gibi hızla ve heyecanla okuyorsunuz. Roman size net bir özet sunmuyor ama aynı Stefan Zweig romanları gibi hislerinize hitap ediyor sanki puzzlen son parçası sizdeymiş ve haberiniz yokmuş gibi.#alexschulman #17haziran
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026750 okunma
Reklam
Reklam