1930'lu yıllarda İngiltere'de bir malikanede başuşaklık yapan Stevens'ın işine olan bağlılığı, mükemmelliyetçiliği ve kararkteriyle tüm duygularından arındığını, aslında tam olarak bilinç altına attığını, yıllar sonra çıktığı yolculukta bu duygularıyla yüzleşirken köküne kadar hissediyorsunuz. Anlatım o kadar net, açık ve dürüst ki kitabı okudukça bırakamıyorsunuz.