Ozdem3747

Ozdem3747
@ozge3747
"Nasıl dünya ulan bu?" diye söylendim o gün, "bütün canlılar mi adi?"
Sayfa 99 - Can yayınları·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Toplumcu gerçekçi hikayelerin içi fena halde boşalmıştı.Toplumcu olmak çoktandır gülünçtü. Herkes bireyin dramindan söz ediyordu, gerçi ben ortada dram mram göremiyordum. Birey de saçma bir kelime olmuştu zaten, bankacılık terimine dönüşmüştü, bireysel bankacılık deniyordu, yabancilasiyordum birey'e. Gerçekçi olmak da gülünçtü öte yandan. Gerçek diye bir şey yoktu, kalmamıştı. Gerçekdışına, gerçeküstüne, gerçeğin ötesine verisine inanılıyordu artık. Büyük yalanlarin tutarlı bir biçimde ortaya konmuş icgercegine inanmak tercih ediliyordu. Bir şeyler oluyordu dünyada, değişiyordu, ben yetişemiyordum.
Sayfa 98 - Can yayınları·Kitabı okuyor
Herkesin bir kendisi var, bir de olmak istediği kendisi. Kimi kendisi olmayı, kimi olmayı istediği kendisi olmayı istiyor, karışık bir mesele yani.
Sayfa 79 - Can yayınları·Kitabı okuyor
Açık kapılara hiç dayanasım yoktur benim, kapılar kapanmalidir, dünya güvenilmez bir yerdir çünkü.Kapisini kapalı tutmayan kirli bir suyun içeri sızmasına, kendini çürütmesine, yok etmesine razı demektir; ama belki de doğrusu budur, dünya yorucu bir yerdir çünkü.
Sayfa 44 - Can yayınları·Kitabı okuyor
Bir anlık cinnet değil diye düzeltti, iplik iplik ördüğümüz konuşmalarımız nihayet bir doku oluşturduğunda: cinnetten çıkıştı, annem cinnetin ta kendisiydi.
Sayfa 42 - Can yayınları·Kitabı okuyor